YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10963
KARAR NO : 2013/14969
KARAR TARİHİ : 30.09.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı tarafça müvekkili hakkında 3 adet 5.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu bonoları yetkilisi olduğu şirketin diğer yetkilisi ile birlikte şirketi temsilen imzaladığını, ancak bonolar üzerinde tahrifat yapılarak müvekkilinin isminin sonradan bonoların kefil kısmına eklendiğini, yine bonolarda tahrifat yapılarak düzenleme yeri olan İnegöl’ün yanına Bursa kelimesinin eklendiğini, bu nedenle bonoların kambiyo niteliğini yitirdiğini belirterek müvekkilinin takibe konu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; bonolarda tahrifat yapılmasının söz konusu olmadığını, davacının bonolar nedeniyle şahsi sorumluluğunun söz konusu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; şirketi temsile yetkili bulunan davacının bonolardaki imzayı şirketi temsilen attığının kabulünün gerektiği, zira bonolar üzerinde şirket kaşesinin altında bulunan ilk imzanın davacıya ait olduğu, davacının kefil olma iradesinin bulunması halinde bonolarda ikinci bir imzasının bulunmasının gerektiği, davacının isminin kefil hanesinin yanına sonradan eklenmiş olup olmamasının bir öneminin bulunmadığı, bu durumda davacının takibe konu bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık dava konusu bonoların kefil(aval veren) bölümünde ismi yazılı davacı … yanındaki imzanın adı geçen şahıs adına mı yoksa kaşesi bulunan dava dışı şirket temsilcisi olarak mı atılmış olduğu noktasında toplanmaktadır. Dava konusu bonolara şirket kaşesi ayrı ayrı basılmış, düzenleme tarihinin altına şirketi temsile yetkili dava dışı diğer bir temsilcinin imzası alınmış, kefil bölümündeki … isminin yanına ise davacının imzası her bir bonoda ayrı ayrı atılmış bulunmaktadır. Bonolarda kaşesi bulunan dava dışı şirketi temsile yine bonolarda imzaları bulunan kişilerin ayrı ayrı (münferiden) yetkili oldukları dosyaya bir örneği sunulan ticaret sicil gazetesi içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda düzenleme tarihi altındaki imzaların şirketi temsilen atıldığının, … ismi yanındaki imzaların ise aval veren sıfatıyla davacı tarafından atıldığının kabulü somut olay bakımından daha doğru bir yorum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu durumda mahkemece davacının dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 614/1 maddesi uyarınca aval veren sıfatıyla dava konusu bonolardan dolayı sorumlu olduğu gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.