Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/11008 E. 2013/16551 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11008
KARAR NO : 2013/16551
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan otobüs lastiği satın aldığını ve bakiye borcuna karşılık 150,00 TL bedelli bir bono verdiğini, bono bedelini ödemesine karşın senedi iade almadığını, daha sonra davalı ve yeğeninin bu bono üzerinde tahrifat yaparak senedi 3.150,00 TL bedelli bir bono haline getirdiği, davalının bu bonoyu Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 1999/3656 E. sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğini, müvekkiline ait … taksi plakalı aracın ihtiyaten haczi üzerine müvekkilinin daha fazla kazanç kaybına uğramamak için borcu kabul ederek ödeme yaptığını, 26/08/1999 tarihinde 836,05 TL ödeyerek aracın Şaban Paçacı isimli 3. şahsın yedieminliğine teslimini sağladığını ve daha sonra davalı hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunduğunu, buna kızan davalının 22/09/1999 tarihinde aracı tekrar bağlattığını, müvekkilinin haciz baskısı altında 27/09/1999 tarihinde borcu kabul ederek şikayetten feragat ettiğine dair protokol imzalamak zorunda kaldığını, ancak bu feragatin baskı altında yapıldığını ve davacının şikayeti üzerine davalı hakkında Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1999/403 E. sayılı dava açıldığını, 18/10/1999 tarihli bilirkişi raporu ile evrakta tahrifatın sabit olduğunu belirterek davalının haksız tahsil ettiği 4.500,00 TL’nin ibra tarihi olan 04/10/1999 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının borcu tutarında senet verdiğini ve borcu kabul ederek ödediğini, somut olayda sebepsiz zenginleşme söz konusu olmadığını, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davacının 27/08/1999 tarihli icra dairesindeki beyanında, ”İcra takibi ve borca bir itirazı olmadığını, aynen kabul ettiğini” bildirdiği, yine davacının 27/09/1999 tarihli ”protokol” başlıklı belgede ”1999/3656 sayılı icra takibine konu senetteki borcun kendisine ait olduğunu, kabul ettiğini ”beyan ettiği ve son olarak 04/10/1999 tarihli ”İbranamedir” başlıklı belgede de davacı ile davalının ”1999/3656 esas sayılı icra takibi nedeniyle haricen anlaştıklarını, söz konusu dosyadan dolayı birbirlerinin hiçbir hak ve alacaklarının kalmadığını, birbirlerini ibra ettiklerini, karşılıklı tüm dava, şikayet ve takiplerinden feragat ettiklerini …” beyan ettikleri, davacının bu belgelere göre dava ve talep haklarını yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.