Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1158 E. 2013/7371 K. 24.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1158
KARAR NO : 2013/7371
KARAR TARİHİ : 24.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vek. Av. … ile davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan mal alıp karşılığında 4 adet muhtelif vade tarihli toplam 13.000 TL bedelli bono verdiğini, bonoların vadesinde ödenmemesi üzerine davalının bonolara dayalı olarak yaptığı icra takibi sırasında ilk haciz işlemini gerçekleştirip müvekkilinden tahsilat yaptığını, müvekkilinin bakiye 874,53 TL borcunun kaldığını, ancak davalının haksız yere ikinci haciz işlemi gerçekleştirip müvekkilinin 27.560 TL’lik malını haczettirdiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borcunun 874,53 TL olduğunun tespitine, üzerinde ikinci haciz işlemi uygulanan malların davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline olan borcuna karşılık verdiği bonoların bedelini ödememesi üzerine, icra takibi yapıldığını belirterek davanın reddine, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının davaya konu bonoları icra takibine koyarak bakiye 13.000 TL alacak talep ettiği, davalının davacıdan tahsil ettiği 10.000 TL’nin başka bir borca mahsuben ödendiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacının icra takip dosyasında davalıya 3.000 TL asıl alacak ve bu alacağa 25.07.2009 tarihinden itibaren uygulanacak % 20 avans faizi dışında borçlu olmadığının tespitine, davacının istirdat talebi ile tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.’nun 72. maddesi hükmüne dayalı menfi tespit davasıdır. Bu durumda mahkemece, HUMK’nun 74. (HMK’ nun 26.) madde hükmü de gözetilerek, taleple bağlılık kuralı çerçevesinde, davacının borçlu olmadığı miktar saptanarak menfi tespite hükmedilmesi gerekirken davanın niteliği göz ardı edilerek borçlu olunan miktar üzerinden olumlu tespit hükmü kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 24.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.