YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11941
KARAR NO : 2013/16348
KARAR TARİHİ : 21.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, davalı vekili duruşmalara katılarak mevcut delillere göre davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; … icra dairesinin yetkili olmaması nedeniyle yetki itirazı reddedilmiş, davalının ödeme iddiasını ispatlayamadığı, taraflar arasındaki temlik sözleşmesinin 4.5 maddesi gereğince ”…ardışık altı taksitin gününde ödenmemesi halinde, takip eden altı aylık ödemenin muaccel olacağı”nın kabul edildiği, bu durumda 30.01.2013 tarihine kadar olan altı aylık ödeme de muaccel hale geldiğinden, davacının icra takibinde vadesi gelmemiş taksitleri de istemesine engel bir hal olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının dava konusu icra takibine yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak 4.294,32 TL’nin takdiren %20’si olan 858,86 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı şirkete ait 01.04.2010 tarihli imza sirkülerine göre yönetim kurulu üyesi …’ın, yönetim kurulu başkan yardımcısı … ile birlikte davalı şirketi müştereken temsile yetkili kılındıkları anlaşılmıştır. 18.10.2010 havale tarihli ödeme emrine itiraz dilekçesinde, davalı şirketi temsilen sadece … imzasının bulunduğu, … imzasının olmadığı görülmüştür. Buna göre, ödeme emrine karşı usulüne uygun olarak, şirketi bağlayıcı nitelikte bir itirazdan söz edilemeyeceği için dava konusu icra takibi kesinleşmiştir.
Dava şartlarının resen gözetilmesi gerektiğinden ve somut olayda da dava şartı oluşmadığından, başka bir anlatımla kesinleşmiş icra takibine karşı dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın bu nedenlerle reddi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.