Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1307 E. 2013/6290 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1307
KARAR NO : 2013/6290
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında akdedilen sözlü tellallık anlaşması gereği davalının müvekkili aracılığıyla aldığı bir iş nedeniyle kendisine müvekkili tarafndan gönderilen faturalara itiraz etmediğini, taraflar arasındaki akdi ilişkiye ait elektronik yazışmalar olduğunu, davalının 13.600,00 USD bedelli fatura karşılığını müvekkilin banka hesabına yatırdığını, ancak diğer faturalardan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca taraflar arasında tellallık anlaşması yapılmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir taahhütte bulunmadığını, takibe konu faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacı tarafça sunulan elektronik yazışmaları kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacı tarafça davalı adına düzenlenen 13.600,00 USD ve 51.161,42 USD bedelli faturaların davalıya tebliğ edildiğine ilişkin bir kayda rastlanmadığı ve davalının 13.600,00 USD’yi davacıya ödediği hususlarında ihtilaf bulunmadığı, davalı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşme, taraflar arasındaki elektronik yazışmalar, davalı tarafından yapılan ödeme ve … Ticaret ve Sanayi Odası’nın yazısından taraflar arasında sözlü şekilde tellallık anlaşmasının gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bunun yanında reklam acentelerinin ticari örf ve adet gereği kural olarak telllallık faaliyetinde bulunamamaları dikkate alındığında taraflar arasındaki hukuki ilişkinin BK’nın 404-409.maddelerinde düzenlenen tellallık sözleşmesi niteliğinde olduğunun kabul edildiği, dolayısıyla takip tarihi itibariyle alacağın 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, bunun yanında olayın ve dosyanın içeriğine, İstanbul Ticaret Odası’nın teamül kararları ve uygulamasına göre aracılıık edilen sözleşme bedeli olan 844.416,49 USD üzerinden % 5 tellallık ücreti tayin edildiği, bu bedelin 13.600,00 USD’sinin takipten önce ödendiği dikkate alındığında davacının alacaklı olduğu tutarın 28.620,82 USD olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava,faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Mahkemece, davalı tarafça davaya konu edilmeyen bir faturaya yapılan ödeme, taraflar arasındaki elektronik yazışmalar, ticaret ve sanayi odası yazısı dikkate alınıp taraflar arasında akdi ilişki olduğu kabul edilerek tellallık ücretine hükmedilmiş ise de, yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu durumda davacının talep edebileceği alacağın saptanması yönünden konusunda uzman bir bilirkişiden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.