YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13250
KARAR NO : 2013/19768
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, takip konusu çeklerin kambiyo niteliğine haiz olmasalar da yazılı delil başlangıcı olduklarını, davalının imzaya itiraz etmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının talebini TTK’nun 644. maddesine dayandırdığını, ancak bu maddeye göre talepte bulunabilmesi için süresinde ibraz edilmeyen ya da zamanaşımına uğrayan çeklerin gerekli yasal koşulları taşıması gerektiğini, takip konusu çeklerde ise keşide yeri bulunmadığını, kambiyo senedi niteliğine sahip olmayan çeklerin ciro yoluyla temliki mümkün olmadığından davacıya yapılan cironun geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; takibe dayanak yapılan çeklerin zamanaşımına uğradığı, ancak alacaklı tarafın kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile takibe geçmediği, takibe dayanak yapılan belgelerin borç ilişkisini gösteren yazılı belge niteliğinde olduğu, davalı tarafın borcun ödendiğine ilişkin yazılı belge ibraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının … İcra Müdürlüğü’nün 2010/4436 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, alacağın % 20′ si olan 5.676,97 TL nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İcra takibine konu olan 20.10.2009 tarihli çekte keşide yerinin idari birim olarak yazılı bulunmaması nedeniyle sözkonusu belge çekin zorunlu unsurlarını taşımadığından çek vasfında değildir. Anılan belge hamiline düzenlenmiş olmakla havale vasfında da değildir ve ciro yoluyla elinde bulunduran davacıya alacak hakkı vermez. Bu durumda somut olayda alacağın varlığını kanıtlama yükü davacıda olup, davacı iddiasını yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. O halde mahkemece, davacının delillerinin toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün davalıda olduğu kabul edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.