Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/13706 E. 2013/16650 K. 24.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13706
KARAR NO : 2013/16650
KARAR TARİHİ : 24.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibine giriştiğini, takip yapılırken ödemeleri nazara alınmadığı gibi işlemiş faiz talebi ile faiz oranının da yerinde olmadığını ileri sürerek şimdilik müvekkilinin 31.000 TL ve 6.000 USD için borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaya konu 21.05.2010 günlü 7.000 TL’lik havalenin takip konusu borç ile alakasının bulunmadığını, davacının bizzat kendisinin aldığı borç para nedeniyle bu havalenin yapıldığını, somut olayda takibe konu senetlerde davacının kefil olduğunu, icra talebinden sonra (27.05.2010 tarihinde) yapılan 6.000 USD havalenin resmi tahsil harç hesabının yapılabilmesi için 9.480 TL’ye çevrilerek icra dosya borcundan mahsubunun yapıldığını, 26.05.2010 günlü 24.000 TL’lik havalenin de 3.500 TL’sinin icra dosyasından düşüldüğünü, 20.500 TL’sinin ise davacı müvekkilinin zararına sebep olduğu için borçtan mahsup edilmediğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini istemiştir.
Mahkemece 30/06/2011 tarihinde yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davacı tarafından belgeye dayalı olarak yapılan 24.000 TL, 6.000 USD ve 7.000 TL ödeme nedeniyle davacının borçlu olmadığı, yargılama sırasında 123.790 TL tahsilat yapıldığı için davanın istirdat davasına dönüştüğü, bu miktarın içinde davaya konu ödemeler de olduğu için 31.000 TL ve 6.000 USD ‘nin tahsil harcına oranı ve vekalet ücreti miktarı İcra Müdürlüğünden sorulmuş re’sen 31.000 TL’nin takip tarihinden ödeme tarihine (10.12.2010) kadar ki avans faizi hesabı yapılmış ve davanın kabulüne, 50.532,24 TL miktarın; 31.000 TL+6.000 USD karşılığı olarak 40.060,00 TL ve biriken 2.672,89 TL ödenen avans faizinin ödeme tarihi olan 10.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.172,75 TL harcın ve 4.626,60 TL vekalet ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 50.532,24 TL’nin %40’ı oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 10/10/2012 tarih, 2012/9447 esas ve 2012/14736 karar sayılı ilamı ile; “Alacaklı vekili, henüz menfi tespit davası açılmadan önce dava konusu edilen icra takip dosyasında borçlunun 6.000 USD ve 3.500 TL ödeme yaptığını ve bu ödemeleri kabul ettiğini bildirmiş ve icra dosyasına bu ödemeleri işletmiştir. Bu durumda davadan önce yapılan ve icra dosyasına bildirilen bu ödemeler bakımından davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Davalının kabul edip icra dosyasına bildirdiği ödemeler dışında kalan 20.500 TL ve 7.000 TL’lik ödemelerin de banka havalesi ile gerçekleştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus yerel mahkemenin de kabulündedir. Bu itibarla davadan önce ödendiği davalı tarafça kabul edilip icra dosyasına bildirilen ödemeler yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığına göre o ödeme miktarları düşüldükten sonra kalan ve mahkemenin de kabulünde olan diğer ödemeler yönünden istirdadı gereken miktarın tesbiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken belirtilen bu hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.” denilerek mahkeme kararı bozulmuştur.
Mahkemece yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ise; davanın kısmen kabulü ile; 27.500,00-TL’nın 14.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 2.178,00 TL harcın (27500x%7.92) ve 3.245,00 TL (03.12.2010 tarihinde yürürlükte olan Av.Asgari ücret tarifesine göre 22.000x%12 + 5500x%11) vekalet ücretinin 14.12.2010 tarihli ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11.000,00 TL icra inkar tazminatının alacaklısının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu aynen kopyalanarak gerekçe kısmına yazılmış olup, mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeksizin hüküm kurulmuştur.
Anayasanın 141/III. maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” düzenlemesi yer almaktadır. HMK’nın 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bu Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen, mahkemece verilen kararda HMK’nın 297.maddesine aykırı davranılarak kararın gerekçesiz olarak yazılması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.