YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1395
KARAR NO : 2013/5164
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı cezai şart ve müspet zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı vekili, sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının sözleşmede kararlaştırılan fiyatın üzerinde bedelle fatura kestiği gibi piyasa fiyatının da üzerinde fiyat uyguladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının sözleşmedeki gaz fiyatını bilerek akit yaptığını, bu sözleşmeyi 2 yıl uyguladıktan sonra gaz fiyatının yüksek olduğu gerekçesiyle akdi feshetmesinde haksız olduğu, bu nedenle sözleşmede öngörülen cezai şart ile davacının müspet zararını ödemesi gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, davacının uyguladığı gaz fiyatının sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı gaz bedelinin sözleşme hükümlerine aykırı şekilde ve fahiş olarak davacı tarafından belirlendiği gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmiştir. Sözleşmenin 4.3 hükmüne göre ürün fiyatı KDV hariç 2.364,29 YTL/Tondur. Aynı sözleşmenin 9.maddesine göre resmi makamlarca yapılacak değişikliklerin fiyata yansıtılacağı kararlaştırılmıştır. Bu durumda mahkemece öncelikle davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı olup olmadığının belirlenebilmesi amacıyla gaz fiyatının düzenlendiği sözleşme hükümlerine uygun şekilde faturaların düzenlenip düzenlenmediğinin uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmesi gerekir.
Bilirkişi kök raporunda davalının sözleşmenin kurulmasında yanıldığını ispatlayamadığı, gabin, hata, temel hatası gibi sözleşmenin iptalini gerektiren bir durum olmadığı belirtilmiş ise de; davalının sözleşmeyi feshetme nedeni, sözleşmenin hata, gabin veya temel hatası sebepleriyle geçersiz olduğu ve iptali gerektiği iddiasına dayanmamaktadır. Fesih nedeni, davacının fiilen uyguladığı ve dolayısıyla faturalara yansıttığı gaz bedelinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğu iddiasına dayalıdır. Bu nedenle fesih nedeninin hatalı algılanması nedeniyle bu yöne ilişkin bilirkişi raporuna dayalı mahkeme kararı usul ve yasaya aykırıdır. Ek raporda da davalı vekilinin feshin haklı olduğuna dair itirazları ele alınmamış ve irdelenmemiştir. Öte yandan kar mahrumiyeti tespit edilirken davacının hiçbir gideri düşülmeksizin sadece alış ve satış faturaları arasındaki farka göre kâr mahrumiyetinin bildirilmesi de isabetsizdir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde mahkemece konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla davalı vekilinin itirazları da gözetilerek davacının uyguladığı gaz fiyatının sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.