Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/14780 E. 2013/19903 K. 16.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14780
KARAR NO : 2013/19903
KARAR TARİHİ : 16.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti ile davalı banka tarafından bloke edilen 12.873,74-TL’nin davacıya iadesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili; müvekkili tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının kısmi itirazı ile durması üzerine, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/287 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtıklarını, bu davanın halen derdest olması nedeniyle davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını, taraflar arasındaki bankacılık hizmet sözleşmesi ve kredi sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davacı borçluya ait hesaplara bloke koyma hakkının olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının sadece kredi sözleşmelerinden kaynaklanan bedeller için toplam 715,76-TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 12.157,98-TL bakımından borçlu olmadığının tespitiyle, banka tarafından bloke edilen paranın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu kredi alacağı için davacı aleyhine … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 23.08.2007 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı ve bu davanın halen … Sulh Mahkemesi’nin 2007/287 esasında derdest olduğu anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davası açıldıktan sonra aynı hukuki sebebe dayanarak menfi tespit davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek mahkemece davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.