YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14803
KARAR NO : 2013/19775
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, cari hesap bakiye alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının düzenlediği 26.06.2008 tarihli proforma faturaya konu damperlerin müvekkili tarafından finansal kiralama yöntemiyle ile alındığını, finansal kiralama sözleşmesi gereğince davacıdan alınan damperlerin bir kısmında üretim hatası olduğunu ve bu nedenle meydana gelen zararların ise davacı tarafından giderilmediğini, ödeme emrine dayanak teşkil eden hesap mutabakatının müvekkil şirketin iradesi dışında düzenlendiğini belirterek davanın redini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının damperleri davalıya doğrudan doğruya satmadığı, bu bakımdan davacı ile davalı arasında alım satım ilişkisinin bulunmadığının belirlendiği, damperlerin finansal kiralama şirketi olan dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O. tarafından davacıdan satın alınarak, davalıya finanasal kiralama yolu ile teslim edildiği, bu bakımdan davacının damperlerin bir kısım satış bedellerini davalıdan talep etmesi mümkün olmadığı gibi, davalının da Yapı Kredi Finansal Kiralama A.O. İle yaptığı sözleşme içeriğine göre aldığı mallarla ilgili ayıp itirazında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın temelini oluşturan icra takibinde cari hesap alacağına dayanılmıştır. Davacı, davalıdan finansal kiralamaya konu malın bedelini değil, davalıya sattığını iddia ettiği başka bir kısım malların bedellerini istemektedir. Davalı tarafça, icra takip tarihi itibarıyla davacıya borcu bulunduğuna ilişkin mutabakat belgesi sunulmuştur. Davacı delil olarak bu mutabakat belgesine de dayanmıştır. Her ne kadar davalı bu belgenin hataen gönderildiğini savunmuş ise de, tacir olması nedeniyle işlerinde basiretli davranması asıl olan davalının bu savunmasını kanıtlamaya elverişli delil sunmadığı görülmüştür. Mahkemece bu yönler gözetilerek, deliller değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.