YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14823
KARAR NO : 2013/16813
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı itirazın iptali talebinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17/09/2012 tarih 2012/5509 E. 2012/12984 K. sayılı kararı ile “İtirazın iptali davalarında hem icra dairesinin yetkisine, hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olması durumunda, İİK.nun 50. maddesi uyarınca mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerekmektedir. Zira bu yön itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Somut olayda icra dairesinin yetkisine de itiraz edilmiş olduğu halde mahkemece icra dairesine yönelik yetki itirazı incelenmeden mahkemenin yetkisi yönünden inceleme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davacı alacaklının Iğdır İcra Müdürlüğü’nün 2010/1609 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine takip başlattığı, borçlunun süresinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenmesi gerektiği, icra takibine konu alacağın fatura alacağı olduğu, dolayısıyla yetkili icra dairesinin borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olduğu nazara alınarak itirazın iptali talebinin yetki yönünden reddine, icra müdürlüğü dosyasının süresinde başvuru yapılması halinde yetkili Elazığ Nöbetçi İcra Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davalı borçlunun mahkemenin yetkisine de itiraz etmesi sebebiyle öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının değerlendirilmesi gerekmektedir. İİK’nın 50/1. maddesi hükmü uyarınca HMK’nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla tatbik olunacak olup, fatura düzenlenmesi tek başına akdi ilişkinin kanıtı değildir. Davalının savunmaları karşısında davacının dava konusu malları davalıya satıp teslim ettiğini yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Davacı tarafça belirtilen husus yazılı delille kanıtlanamaması sebebiyle HMK.’nın 10. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının somut olaya uygulanması mümkün değildir. Dolayısıyla HMK.’nın 6. maddesinde düzenlenen genel yetki kuralına istinaden icra takibinde davalıların yerleşim yeri icra daireleri olan Elazığ icra dairelerinin yetkili olup, takip dosyasında davalının süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuştur. Ancak mahkemece davacı tarafın itirazının iptali talebinin yetki yönünden reddine, icra müdürlüğü dosyasının süresinde başvuru yapılması halinde yetkili Elazığ Nöbetçi İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece icra dairesinin yetkili olmadığı kanaatine varılması halinde takip yetkili icra müdürlüğünde yapılmadığından itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı tarafın itirazının iptali talebinin yetki yönünden reddine, icra müdürlüğü dosyasının süresinde başvuru yapılması halinde yetkili Elazığ Nöbetçi İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi şeklinde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.