YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14942
KARAR NO : 2013/19247
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya fatura karşılığı sattığı halıların bedelinin ödenmediğini, daha önce davalı hakkında senetlere dayalı olarak … 1.İcra Müdürlüğü’ nde takip yaptıklarını, yetkiye itiraz üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin bu defa cari hesap alacağına dayalı olarak davalı hakkında … İcra Müdürlüğü’ nün 2011/4513 sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ne bonolara ne de cari hesap sözleşmesine dayalı bir borcunun bulunmadığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının takibe konu cari hesap alacağını davalıdan talep etme hakkının bulunduğunun anlaşıldığı belirtilerek, davanın kabulü ile, davalının … İcra Müdürlüğü’ nün 2011/4513 sayılı dosyasındaki itirazının iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, cari hesap ilişkisine dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı iddiayı kabul etmediğine göre davacı, davalıya mal satıp teslim ettiğini, usulen kanıtlamakla yükümlüdür. Delil olarak dosyaya faturalar ve sevk irsaliyeleri sunulmuş, deliller arasında ticari defterlere de dayanılmış olduğu halde, mahkemece sadece davacının ticari defterleri incelenerek hüküm oluşturulmuştur. Davacı defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı konusunda bilirkişi raporunda herhangi bir açıklık da mevcut değildir. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece davacının sunduğu sevk irsaliyeleri altındaki imzaların davalı çalışanlarına ait olup olmadığı hususu üzerinde durulup araştırma yapılması ve davalının ticari defterleri de konusunda uzman bir bilirkişiye incelettirilerek ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması ile deliller hepbirlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.