Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/151 E. 2013/3563 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/151
KARAR NO : 2013/3563
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece itirazın iptali davasının kısmen kabulü kararının davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizce 17.01.2012 tarihinde 2011/9075 Esas, 2012/291 Karar ile “Davacı, 06.11.2006-10.12.2006 tarihleri arasında akaryakıt fişleri ile davalıya satmış olduğu akaryakıt bedelinin ödenmediğini bildirerek yapılan takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı yan ise; akaryakıt aldığını kabul ederek, 5.000 TL.lik senet ile borcunu ödediğini savunmuş, bu savunmaya karşılık davacı taraf, davalının bu ödemesinin takip konusu alacakla ilgili olmayıp daha önceki alacaklara ait olduğunu bildirmiştir.
Taraf beyanları gözetildiğinde, davacının kabul ettiği ödemenin başka bir alacağa ilişkin olduğu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlama yükümlülüğü altında olduğu gözetilerek bu yönde davacı delilleri toplanıp, gerekli görüldüğünde taraflar arasındaki ticari ilişki bir bütün halinde incelenerek, takip konusu yapılan miktarda davacı alacağı olup olmadığı saptanarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve Yargıtay denetimine imkan vermeyen bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 2.928 TL.asıl alacak üzerinden iptali ile davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bozmaya uyulmuş ise de; bozma gerekleri yerine getirilmemiş olup, davalının yaptığı ve davacının kabulünde olan 5.000 TL.lik ödemenin, başka bir alacağa ilişkin olduğunu davacı taraf kanıtlayamadığına göre, davalının ödediği miktar gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yanılgılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.