Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/15658 E. 2013/19944 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15658
KARAR NO : 2013/19944
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı … Bank Ltd.ne 6597 nolu hesap üzerinden 02.12.1999 tarihinde 21.619.000.000 TL tutarında mevduat yatırdığını, bu mevduatın %86 faizle vade sonu olan 06.01.2010’da 23.401.000.000 TL’ye ulaştığını, müvekkilinin aslında tasarrufunu …de değerlendirmek için davalı bankaya başvurmuş ise de banka müdürü ve personelinin dava dışı … Bank Ltd.Şti.nin davalı bankanın güvencesi altında bulunduğunu söyleyerek müvekkilini tasarrufunun dava dışı şirkette değerlendirmesi için ikna ettiğini fakat vade bitiminde faiz ödemesi yapılmadığı gibi ana paranın da ödenmediğini, davalı …nin müvekkilini yanlış yönlendirerek zarara uğrattığını, … A.Ş. yönetimine el konularak neticeten …ye devredildiğini yine dava dışı … Bank Ltd.Şti.nin 22.12.1999’da diğer davalı TMSF’ye devrolunduğunu, müvekkilince ana para ve faiz alacağının tahsiline yönelik davalılar aleyhine takibe girişilmiş ise de itirazlar sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan TMSF vekili; uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı mahkemelerine ait olduğunu bildirerek yargı yolu itirazında bulunmuş ve esas yönünden de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … ve TMSF vekili cevabında; TMSF’ye karşı idari yargıda dava açılması gerektiği gibi somut olayda ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan …nin davacı ve dava dışı … Bank Ltd.Şti. arasında havale görevinde bulunduğunu ve sorumluluğu bulunmadığını, yüksek faiz almak için dava dışı şirketi tercih eden davacının oluşan riske katlanması gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 27.05.2002 tarih 2002/20 E.-21 K. ve 2002/21 E.-22 K. sayılı kararıyla belirtildiği üzere TMSF aleyhine açılan davanın idari yargıda görülmesi gerekmekte olup adli yargının görevli bulunmadığının saptandığı gibi davacının 02.12.1999 tarihinde dava dışı … Bank Ltd.Şti.ne hitaben imzalı beyanıyla hesap açma talimatı verdiğinin anlaşıldığı, davalı … A.Ş. (… A.Ş.)’nin ayrı bir tüzel kişilik olup davacının dava dışı … Bank Ltd.Şti.ne karşı dava açmadığı ve böylece ayrı tüzel kişiliğe sahip … A.Ş. (… A.Ş.)’ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davacının TMSF’ye yönelik davasında idari yargı görevli olduğundan dolayı dava dilekçesinin reddine, yine … A.Ş. (… A.Ş.) aleyhine açılan davanın da reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.