Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1602 E. 2013/6943 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1602
KARAR NO : 2013/6943
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine dava konusu çeke dayalı olarak İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’ nün 2010/11939 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe konu çek müvekkiline ait olmakla birlikte, çekteki imza ve diğer yazıların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin çeki keşide etmediğini, müvekkili aleyhine icra takibi yapılması üzerine takibe itiraz edildiğini, ancak çekte cirosu bulunan davadışı …(…) ile alacaklının anlaşmaları nedeniyle herhangi bir dava açmadıklarını, müvekkilinin kimseye bir borcunun bulunmadığını beyanla, haciz baskısı altında ödenmiş olan bedelin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ceza mahkemesinde sanık olarak verdiği ifadesinde çek ile ilgili suçlamayı ve çeki kabul ettiğini, hatır çeki olarak davadışı …’ e verdiğini ikrar ettiğini, mahkeme önündeki bu ikrarın kesin delil olduğunu, ayrıca icra takibinde imzaya itiraz ederek İcra Mahkemesi’ nde dava açan davacının bu mahkemenin takibin durdurulmasına yönelik kararına rağmen teminat yatırmadığını ve açtığı bu davayı takipsiz bıraktığını, akabinde de 2 yıl sonra yapılan hacizde haciz baskısı altında parayı ödediğini ileri sürmekle kötüniyetli davrandığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, ceza dosyasında davacının sanık olarak vermiş olduğu ifadesinde suçlamayı ve çeki kabul ederek, hatır çeki olarak davadışı …’ e verdiğini beyan etmiş olduğu, bu beyanının mahkeme önünde verilmesi nedeniyle kesin delil olan ikrar niteliğinde olduğu, davacının bu kesin delil karşısında yeniden imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin iddiada bulunamayacağı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çekteki imzanın inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemece dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünden imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.