YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1618
KARAR NO : 2013/7745
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalının 05.01.2005 tanzim tarihli, 30.08.2005 vadeli 70.000-TL bedelli senede dayalı olarak kendisi hakkında Tekirdağ 2. İcra Müdürlüğü’ nün 2006/7914 sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, senedin düzenlendiği tarihte YTL’ nin henüz uygulamaya başlamamasına rağmen senedin boş kısımlarının YTL olarak doldurulmuş olması ve altı sıfırın atılmadan yazılması nedeniyle senedin sonradan doldurulduğunun açık olduğunu, sonradan gerçeğe aykırı olarak doldurulan senedin iptalinin gerektiğini, dava konusu senet nedeniyle davalı hakkında suç duyurusunda da bulunduğunu, senet metninde nakden ibaresinin bulunmasına rağmen davalının savcılıktaki ifadesinde senedin sattığı 50 tane dana karşılığı olarak malen düzenlendiğini beyan ettiğini, davalının hayvancılıkla uğraşmadığının resmi dairelerden araştırıldığında görülebileceğini, davalının senedin düzenlenme sebebini talil ettiğini, ispat yükünün davalıda olduğunu belirterek, takibe konu senet ve takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tesbitine ve davalı aleyhine %40′ dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının bonoyu imzalayarak müvekkiline verdiğini, bono altındaki imzanın davacıya ait olduğunu beyanla, kötüniyetli davanın reddine ve davacı aleyhine %20′ den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, senetteki imzanın davacıya ait olduğunun Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’ nın 2006/10598 soruşturma nolu dosyasında bulunan Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu, her ne kadar davacı nakden ibaresi bulunan bonoyu, davalının savcılıktaki beyanında malen düzenlendiğini iddia ederek talil ettiğini ve bu nedenle ıspat yükünün davalıya geçtiğini iddia etmiş ise de, davalının veya vekilinin mahkemede senedin malen düzenlendiği yönünde herhangi bir beyanının bulunmadığı, dolayısıyla davacının senedin davalı tarafça talil edildiği iddiasının yerinde olmadığı, senetteki imza davacıya ait olduğundan dolayı davacının bu senet nedeniyle borçlu olmadığını veya borcunu ödediğini ancak yazılı delille ispat edebileceği, davacının borçlu olmadığını ispata yarar herhangi bir delil sunmadığı belirtilerek, ispatlanamayan davanın reddine, İİK.nun 72/4. maddesi uyarınca ve davalının talep ettiği miktar da gözönüne alınarak alacağın %20′ si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 70,000 TL bedelli senette “nakden” kaydı bulunmaktadır. Senet lehtarı 29.01.2007 tarihli C. Savcılığındaki ifadesinde senedin 50 adet dana karşılığında alındığını belirterek, nakden olan bedel kaydını “malen” olmak talil etmiştir. Mahkemece davalı bu beyanı yönünden isticvap edilip beyanının mahkeme içi ikrar olup olmadığı üzerinde durulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadğına,peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.