Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/1623 E. 2013/7746 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1623
KARAR NO : 2013/7746
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davadışı …Uluslararası Paz. Tic. Ltd. Şti. ile … A.Ş. arasında, 08.05.2000 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin de sözkonusu sözleşmede 30.000-TL ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefil olduğunu, davadışı … A.Ş.’ye, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu(TMSF) tarafından el konulduğunu, kredi sözleşmesinden doğan hak ve yükümlülüklerin de TMSF’ ye geçtiğini, TMSF’ nin sözkonusu kredi sözleşmesine konu alacağını davalı …Varlık Yönetim A.Ş.’ ye temlik ettiğini, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkiline herhangi bir hesap kat ihtarı göndermeksizin, müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını ve ardından İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’ nün 2011/11084 sayılı dosyasından icra takibine başladığını, müvekkilinin kredi sözleşmesinde 30.000-TL tutarındaki borca kefil olmasına rağmen, icra takibinde asıl alacak miktarı olarak gösterilen 39.375,05-TL’ yi ödediğini, bu suretle kefaletten doğan sorumluluğu da sona erdiği halde, müvekkilinin malları üzerindeki haczin kaldırılmadığını belirterek, müvekkilinin takibe konu edilen 361.051,43-TL’ den borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin Bankacılık Kanunu 143. madde hükmü gereğince kurulmuş ve hisselerinin %75′ inden fazlasının TMSF’ ye ait fon iştiraki bir kamu kuruluşu olduğunu, TMSF’den devir ve temlik aldığı alacaklar bakımından Bankacılık Kanunu gereğince fon alacaklarına tanınmış olan tüm hak ve yetkilere haiz bulunduğunu, Bankacılık Kanunu geçici 13. madde ve 138/ f.1 maddesi uyarınca müvekkili aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini, birbirleriyle irtibatlı bulunan asıl borçlu ve kefillerin hesap kat ihtarnamesinden habersiz olmaları hayatın olağan akışına aykırı olduğundan davacının hesap kat ihtarnamesinin kendisine tebliğ edilmediğinden bahisle kendisinden de faiz talep edilemeyeceği yönündeki beyanlarının MK’ nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl alacak miktarı bakımından bir uyuşmazlığın bulunmadığı, kredi sözleşmesinde davacının kefalet limitinin 30.000-TL olduğu, borçlu temerrüdünü doğuracak olan hesap kat ihtarının davalıya tebliğ edilemediği, keza takipte yer verilen faiz alacağının temerrüt faizi niteliğinde olduğunun açık olarak belirtilmiş bulunduğu, bu doğrultuda, kendisine temerrüt ihtarı ulaşmayan davacı kefile karşı, diğer sorumluların temerrüde ilişkin konumlarının ileri sürülemeyeceği, bu nedenlerle, icra takibi öncesinde borçlu temerrüdü sözkonusu olmadığından takipte talep edilen temerrüt faizi ve diğer kalemlerden davacının sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı belirtilerek, davacının menfi tespit isteminin kabulüne, davacının İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’ nün 2011/11084 sayılı takip dosyasından davalıya 361.051,43-TL borçlu olmadığının tespitine, yasal koşulları bulunmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.