YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16331
KARAR NO : 2014/1223
KARAR TARİHİ : 15.01.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/11/2011
NUMARASI : 2010/1413-2011/1977
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin haciz tehdidi altında ödenmek zorunda kaldığı miktarların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte istirdadına ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, 12.07.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle icra dosyasına ödenen toplam miktarın 3.000,00 TL kısmından feragat edildiğinden kalan miktarın işleyen faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, icra dosyasındaki borcun davacının ticari temsilcisi ve vekili T.Ç.n tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin kabul edildiğini, davacının satın aldığı mal bedeline karşılık verdiği 25.09.2008 tarihli 15.000,00 TL miktarlı çekin ödeme günü geldiğinde davacının müvekkilini arayarak çek hesabında 12.000,00 TL bulunduğunu, bakiyeyi hesapta bulunduramadığını, 3.000,00 TL meblağın müvekkili tarafından davacının çek hesabına yatırılması halinde çekin tahsil edilebileceğini bildirdiğini, bunun üzerine çek bedelinden eksik kalan 3.000,00 TL’ nin yatırılarak 15.000,00 TL’ lık çekin tahsil edildiğini, davacının müvekkiline borçlu olduğunu belirterek davanın reddini ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, dava konusu icra dosyasındaki borcun dayanağının davalı tarafından davacıya eksik kalan çek bedelini tamamlamak maksadıyla gönderilen havale tutarı ile davacı yanca kabul edilen cari hesap bakiyesinden ve 2 adet vade farkı faturasından ibaret olduğu, faturalara süresi içinde itiraz edilmediği, davacının talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir
Davacı vekilinin temyizi vade farkı faturalarında belirtilen alacaklara ilişkindir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 27.06.2003 tarih 2001/1 esas, 2003/1 karar sayılı kararına göre, “vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme ya da teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcudiyetinin kanıtlanması gerekmektedir. Mal bedeline ilişkin faturaya vadesinde ödenmediği takdirde vade farkı uygulanacağına ilişkin şerh düşülmesi ve faturaya süresinde itiraz edilmemesi vade farkı istenebilmesine olanak vermez. Mahkemece, vade farkı faturasına ilişkin uyuşmazlığın yukarıda belirtilen içtihat çerçevesinde tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.