YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1955
KARAR NO : 2013/7862
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerden mal aldığını ve bunu Bulgaristan’da kurulu …. adlı şirkete sattığını, malla birlikte davalı şirketlerce düzenlenen vesaikin de adı geçen şirkete verildiğini ve vesaikin … Gümrük yetkililerine sunularak Avrupa menşeli mallara uygulanan düşük gümrük vergisine tâbi tutulduğunu, Bulgaristan Gümrükler Müdürlüğü’nün 01.09.2000 tarihli protokolün 32 nci maddesine göre EUR-1 sertifikasının Türk makamlarınca düzenlendiğine dair teyit isteyince davalı …’nın belgenin geçersiz olduğunu bildirdiğini ve bunun üzerine ithalatçı firmaya fark vergisi tahakkuk ettirilerek ceza kesildiğini; aradaki sözleşme gereğince müvekkilinin (1.974.579,-Leva) 1.031.920,04 USD tutarı ithalatçıya ödediğini ileri sürerek belgeyi düzenleten davalı şirketlerin, düzenleyen …’nın ve sehven onayladığını bildiren Gümrük Müsteşarlığının müvekkilinin uğradığı zararı müştereken ve müteselsilen ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Bekir Serttaş ve Ortakları vekili, davacının müvekkili ile aralarında akdedilen ön protokolün ilk sayfasını değiştirerek mahkemeye sunduğunu, aradaki gerçek ilişkinin 03.07.2000 tarihli sözleşmeye dayandığını, bu sözleşmede EUR-1 belgesine dair hüküm bulunmadığını, bankaya da bu belgenin sunulmadığını, kaldı ki malla birlikte menşe şahadetnamesi verildiğini ve EUR-1 sertifikasının bulunduğu hallerde menşe şahadetnamesinin verilmeyeceğini, müvekkilinin Mersin Ticaret Odası’na kayıtlı olduğunu oysa belgenin … tarafından düzenlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen dosya davalısı Kadıoğlu İç ve Dış Tic. AŞ. vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan sözleşmede EUR-1 belgesi sağlama yükümlülüklerinin bulunmadığını, kusurlu durumdaki davacının kendi kusurundan yararlanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı vekili, belgenin davalı şirketlerce düzenlendiğini, Avrupa Topluluğu ürünleri için EUR-1 sertifikası düzenlenmeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davalı şirketlerin bütün sorumluluğunu üstlenerek başvuruda bulunduğunu, başvuru belgesinde ileride doğabilecek yasaya aykırılıklar bakımından beyan ve taahhütlerinin yazılı olduğunu, sertifikanın doğruluğunun kontrolünün gümrük idaresince yapılması gerektiğini, davacının hem sorumlu konumunda olup, hem de dava açtığını, rücuen tahsili istenen paranın “ek vergi”ye ilişkin kısmının zarar sayılmayacağını, nitekim belgenin davacı yanca ibraz edilmemesi halinde zararın doğmayacağını ve bunun müvekkili Oda tarafından düzenlenmiş olmasının zararla doğrudan ilgili bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hükmün davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03/03/2010 tarih ve 2009/8076-2010/2239 Esas karar sayılı ilamı ile “Borçlar Kanunu’nun 98/II inci maddesi hükmü gereği haksız fiillerden doğan sorumluluğa ilişkin hükümler, kıyasen sözleşmeye aykırılık hallerde de uygulanır. Mahkemece hüküm, davalıların da bazı ihmal ve hatalarının bulunduğunu belirten bilirkişi raporuna dayandırılmış, bu rapor ise davacı yanın itirazına uğramıştır. Bu durumda mahkemece alınacak ek bir raporla davalıların kusurlu bulunup bulunmadığı, eğer kusurlu iseler bunun zararın oluşumuna etkisi üzerinde durulmak ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmak gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararına uyma kararı veren mahkemece toplanan delillere göre, ihracata konu olan eşyanın tercihli rejimden faydalanıp faydalanamayacağının tartışmalı olduğu, bu yönde yapılan inceleme sonucunda ihracat prosedürünün tamamlanmadığı, tamamlanması yönünde davacı yanın yeniden başvuru yapması gerektiği, fakat davacının yükümlülüğünde bulunan bu lazimeyi yerine getirmediği, bu nedenle davalı … İdaresi ve davalı İTO’nun sorumlu görülmediği, davalı şirketlerin de ürünlerin tercihli rejimden yararlanabileceği yönünde bir yükümlülükleri bulunmadığı, bu nedenle bu davalıların da sorumlu olmadıkları gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca son bilirkişi raporuna yapılan 22.02.2012 tarihli itirazda Bulgar Gümrüğünce dava konusu EUR-1 dolaşım belgeleri için uygulanan ek vergi ve cezaların Bulgar Mahkemesince kaldırıldığını bildirmiş ilgili belgeleri itiraz ekinde sunmuştur. Mahkemece bilirkişiden ek raporlar alınmasına rağmen davacının ihracat prosedürünü tamamladığı, tamamlama yönünde yeniden başvuru yapması gerekirken yapmadığı bu nedenle Gümrük İdaresi ve İTO’nun sorumlu olmadığı, davalı şirketlerin sorumluluklarının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararının dayandığı gerekçeleri açıklamadığı gibi hangi belgeler nedeniyle bu sonuca vardığını da belirtmemiştir. Yargıtay bozma ilamına uyulduğuna ve bozma uyarınca ek raporlar alındığına göre bu raporlara neden itibar edilmediği karar yerinde tartışılmamıştır. Mahkemece tüm bu yönler gözetilerek konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan davalı … İdaresi’nin son rapora itirazında belirttiği hususları da değerlendirecek şekilde Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç neticesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.