YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1965
KARAR NO : 2013/5101
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile arasındaki ticari ilişkiye dayalı alacağının tahsili amacıyla İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’nün 2011/990 esas sayılı dosyasında yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, müvekkilinin uzun süredir davalıya soğuk çekme lama demir, çelik ürünleri sattığını, davalının gönderdiği para havale işlemleri ve vergi beyannamelerinin bunu kanıtladığını, davalının yetki itirazının da yersiz olduğunu, zira hem İstanbul (…) hem de Ümraniye icra dairelerinin yetkili olduğunu, çünkü taraflar arasında satım akdi olduğunu ve BK. 73/1 maddesinde belirtildiği üzere borcun ifa edileceği yerin alacaklının mahalli olarak belirtildiğini, müvekkilinin işyerinin Bayrampaşa olması nedeni ile yetkili icra dairelerinin (….) İstanbul icra müdürlüğü olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin ikametgah adresine göre Ümraniye İcra Müdürlüğü’nün ve Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş ve müvekkili şirketin davacıya borcu olmadığını, zira müvekkilinin davacıdan yurt dışına ihraç etmek için satın aldığı ürünlerin bir kısmının ayıplı çıkması nedeniyle ihraç edilen dava dışı şirketin iade faturası keserek malları müvekkiline iade ettiğini, müvekkilinin de iade edilen ayıplı ürünler için 01.01.2011 tarihli, A-048027 nolu ve 4.114,34 TL iade faturası keserek davacıya tebliğ ettiğini, ancak davacının ayıplı ürünlerini teslim almadığını, satın alma sipariş belgesinde, alınan ürünlerin üzerinde ezik, katama, çekirdek yanmaları, tölerans dışı ölçülere ve malzeme sertifikası gibi hatalar bulunur ise ret raporu düzenlenerek iade edileceğinin kararlaştırılarak onaylandığını, davacının iade faturasına itirazda bulunmadığını, ancak daha sonra cari hesaptan iade faturasını düşmeden müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlattığını belirterek, davanın reddine ve % 40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalının kayıtlarının davacının kayıtları ile örtüştüğü, davacının davalı şirket nezdinde 09.12.2010 tarih itibari ile 8.406,06 TL tutarında alacaklı bulunduğu, bu miktarın 31.12.2010 dönem sonu itibari ile davacının alacağı olarak beklediği, davalının, davacının göndermiş bulunduğu bir kısım ürünlerin ayıplı bulunması nedeni ile 01.01.2011 tarih 48027 Nolu ve 4.114.30 TL tutarında iade faturası düzenleyerek davacıya gönderdiği, sözkonusu faturanın mahsubundan sonra davacının davalı nezdindeki cari hesap alacak bakiyesinin 4.291,73 TL tutarında kaldığı ve iş bu miktarın halen davacının alacağı olarak beklediği, tarafların her ikisinin de cari hesap hareketleri birbirini teyit ettiği, ancak ihtilafa konu olan davalının iddiasına konu ayıplı
ürünler ile ilgili fatura davalının kayıtlarında yer alırken davacının kayıtlarında yer almadığı, temel borç ilişkisine esas teşkil eden faturanın tek başına bir alacağın varlığını ve miktarını tevsik etmediği, iş bu faturanın tarafların kayıtlarına işlenmekle karine halini aldığı, davalının tanzim ettiği faturanın ise tek taraflı olarak kayıtlara alındığı, fatura ve münderecatı ile ilgili ihtilafın bulunması halinde ihtilafa konu faturanın TTK’nun 23. maddesi gereğince 8 günlük yasal sürede iade ve itiraz edilmesi gerektiği, davalının ayıplı olan mallar ile ilgili olarak yasal sürelerin sonunda tek taraflı düzenlediği hizmet adı altındaki iade faturasının davacı tarafından teslim alınmadığı ve kayıtlara da işlenmediği, davacının cari hesaptan kaynaklanan 8.406,07 TL tutarında alacak bakiyesinin bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’nün 2011/990 esas sayılı takip dosyasında 8.406,06.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren ( % 15 i geçmemek üzere) değişen oranlarda avans faizi uygulanmak üzere takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatı olan 3.362,42.-TL’ nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.