Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2012 E. 2013/6267 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2012
KARAR NO : 2013/6267
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; dava dışı … Bankası Yalıkavak Şubesince dava dışı …Taşımacılık İnş.Taah.Tur.San.Tic.Ltd.Şti.’ne Genel Kredi Sözleşmeleri ile kredi kullandırıldığını, davalı … ve dava dışı …’ın da sözkonusu Genel Kredi Sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, müvekkilinin de sözkonusu krediye teminat olarak taşınmazlarını banka lehine ipotek ettirdiğini ve ipotek resmi senedinin 5. maddesindeki “tesis edilen ipoteğe ilaveten, ipotek tutarı kadar müteselsil kefil sıfatıyla da ayrıca sorumlu olmayı kabul ve taahhüt etmiştir” hükmü gereğince Genel Kredi Sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğunu, …Taşımacılık İnş. Taah. Tur.San.Tic.Ltd.Şti. tarafından kredi bedellerinin ödenmemesi üzerine müvekkilinin kredi borcu olan 524.876,36 TL’yi bankaya ödediğini, sonrasında müvekkilinin ödediği bedelin iadesi için kredi asıl borçlusu …Taşımacılık İnş. Taah. Tur.San.Tic.Ltd.Şti. İle kredinin kefilleri olan davalı … ve dava dışı … aleyhine Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/9398 esas sayılı dosyasında yapılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davacının oğlu olan dava dışı …’ın dava dışı …Taşımacılık İnş. Taah. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. ‘nin %50 – %50 hissedarı olduklarını, dava dışı …’ın şirkete eksik ödemesini tamamlamak için annesi olan davacının ipotek vermesi suretiyle bankadan aldığı krediyi ödemeyi kabul ettiğini ve yine kendi isteğiyle davacı tarafından kredi borcunun kapatıldığını, sonrasında davacının kötüniyetli olarak sadece müvekkili hakkında dava açtığını, ayrıca geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığından sözkonusu kefalet sözleşmesine dayanılarak müvekkiline rücu edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, ipotek resmi senedinin 5. maddesine göre ” tesis edilen ipoteğe ilaveten ipotek tutarı kadar müteselsil kefil sıfatıyla ayrıca sorumlu olmayı kabul ve taahhüt eder” şeklinde hüküm bulunduğunu, buna göre davacının müvekkilinden talep edebileceği miktarın da 131.219 TL olduğunu belirterek, davanın reddine ve % 40’tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; Borçlar Kanunu’nun 488.maddesi uyarınca kefillerin gerek asıl borçlu gerekse diğer kefillere karşı hissesi oranında rücu hakkına sahip olduğu, bu yönden davalının itirazının hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğu, davalı her ne kadar kredinin davacının oğlu …’ın ortağı olduğu şirket için alındığını ve şirkete verildiğini, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, bunu tanık beyanı ile ispat edeceğini iddia etmişse de bu iddiasını aynı kuvvette bir senet ile ispat edebileceği, senede karşı soyut nitelikteki tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, dosya kapsamına göre de davalının iddiasını destekler hiçbir bilgi ve belgenin sunulmadığından bu yöndeki itirazına itibar edilmediği, kredi sözleşmesi uyarınca ödenen ve tarafların sorumlu oldukları miktarın belirli olduğu, alacağın likit ve önceden belirlenebilir nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalının Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/9398 esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın davalı yönünden iptali ile takibin devamına, davalının sorumlu olduğu 174.958,78- TL üzerinden hesaplanacak %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.