YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/207
KARAR NO : 2013/5325
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı arasında üzerinde akaryakıt ve oto LPG satış ve servis istasyonu bulunan taşınmazın tüm mütemmim cüzü ve tefarruatı ile birlikte müvekkillerine satışı konusunda anlaşmaya varıldığını ancak taşınmaz üzerinde ipotek olduğunun müvekkillerinden gizlendiğini müvekkillerinin davalı ile yaptıkları şifai görüşmeler sonucunda davalının ipoteğin kaldırılması konusunda yardımcı olacağını belirttiğini ve bunun üzerine taraflarca yapılan ön anlaşma çerçevesinde satış bedeli ve mahsuben 900,000 TL avansın müvekkilleri tarafından davalı hesabına havale edildiğini ayrıca davalının talimatı üzerine müvekkillerinin vadeli hesaplarındaki paraların her an davalı hesabına aktarılabilecek şekilde vadesiz mevduata geçirilip hazır tutulduğunu ancak daha sonra davalı tarafın sürekli protokol şartlarını tek taraflı olarak değiştirmesi sebebiyle taraflar arasındaki ön görüşmelerin asıl sözleşmeye dönüştürülemediğini, müvekkilleri tarafından yatırılan 900,000 TL’nin çekilen ihtar üzerine iade edildiğini ancak yatırıldığı tarihten itibaren işleyen faizin ödenmediğini, ayrıca müvekkillerinin sözleşme yapılacağı inancı ile davalı hesaplarını bozup her an davalıya ödenecek şekilde vadesiz hesaba aktırılması nedeniyle vadeli mevduat faizinden mahrum kalmalarından dolayı zarara uğradıklarını ileri sürerek şimdilik 8.000 TL faiz alacağı her bir davacı için 1.000 TL uğranılan zarar karşılığı tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar ile akaryakıt ve LPG istasyonu satışı konusunda taraflar arasında yapılan ön görüşmelerin sonuçsuz kaldığını ancak bunda müvekkilinin her hangi bir kusurunun bulunmadığını davacı tarafından gönderilen ihtarnamede belirtilen sürenin sonundan bir gün sonra 900.000 TL’nin iade edildiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller alınan bilirkişi raporuna göre akaryakıt ve LPG istasyonunun bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü ve tefarruatı ile birlikte satışı konusunda taraflar arasında sözleşme öncesi görüşmeler yapıldığı ve taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması için davacı … tarafından davalı hesabına 900.000 TL gönderildiği ancak tarafların sonradan sözleşme imzalanması konusunda anlaşamadıkları ve adı geçen davacının ihtarı üzerine davalı tarafça 900.000 TL’nin iade edildiği, sebepsiz zenginleşmede ödeme tarihinden itibaren faiz istenebileceği davacı …., ın taleple bağlılık kuralı gözetildiğinde 8.000 TL faiz alacağını istemekte haklı olduklarını ancak davacıların vadeli hesaplarını bozdurup vadesiz hesaba aktarmaları konusunda davalının herhangi bir talimatı olduğu hususunun kanıtlanamadığı gerekçeleri ile davanın 8.000 TL’lik faiz alacağına ilişkin bölümünün kabulüne, bu miktarın davalıdan alınıp davacı …’a ödenmesine diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların her birinin 1000 TL’lik tazminat taleplerinin reddine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı … tarafından avans olarak yatırılan 900,000 TL’nin iadesi için davalıya gönderilen ihtarnamede bir haftalık süre verilmiş ve davalı bu sürenin sona ermesinden bir gün sonra parayı iade etmiştir. Mahkeme gerekçesinde de isabetle belirtildiği gibi temerrüdün ihtarnamede verilen sürenin sonunda gerçekleştiği belirtildiği halde ödeme tarihinden itibaren faiz hesaplanarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.