Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2142 E. 2013/7865 K. 30.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2142
KARAR NO : 2013/7865
KARAR TARİHİ : 30.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı tazminat-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, teminat mektubuna dayalı birleşen dava yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 10/08/2000 başlangıç tarihli 7 yıl süreli … marka altında otogaz satıcılığı sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin 10/08/2012 tarihine kadar serbest irade ile uzatıldığını, davalının sözleşmenin 26.maddesine aykırı olarak davacı şirketten otogaz alımını fiilen durdurduğunu, ayrıca işyerini de başka bir firmaya devrettiğini, dolayısıyla bu tarihten sonra taraflar arasındaki ilişkinin fiilen sona erdiğini, sözleşmeye aykırı ve süresinden önce fesih nedeniyle davacının kar mahrumiyeti doğduğunu belirterek öncelikle sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespitine, 470.000 TL kar mahrumiyeti zararından tahsil edilen 50.000 TL mahsup edildiğinde 420.000 TL kar mahrumiyetinin şimdilik 50.000 TL lik kısmının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki davacı tarafından ibraz edilen 05/03/2008 tarihli belgenin kendilerinden sadır olmadığını, davacı tarafın istasyona gelerek LPG satış cihazlarını söküp götürmek suretiyle sözleşmeyi sona erdirdiğini, hiçbir ihbarda bulunmaksızın fiilen ilişkiye son verildiğini, bunun üzerine kendilerinin 19/03/2008 tarihi itibariyle vergi dairesine müracaat ederek iş terkininde bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Asıl dava dosyasının davalısı …Uluslararası Nak Aş vekili, asıl dava dosyasının davacısı … Aş aleyhine birleşen davada, kendileri tarafından verilen teminat mektubunun 50.000 TL lik kısmının haksız ve sebepsiz olarak nakde çevrilip tahsil edildiğinden bahisle bunun 14/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, davası hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir. .
Birleşen davada davalı … AŞ vekili, o dosyaya verdiği cevapta sözleşmeyi fesh eden tarafın …A.Ş olduğunu bu feshin haksız olup sözleşmeye uygun olmadığını belirterek birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalı-birleşen dosya davacısı …A.Ş nin taraflar arasındaki sözleşmeyi süresinden önce haksız ve sebepsiz yere feshettiği, davacı …Ş den otogaz alımını fiilen durdurduğu ve cihazların sökümü için … AŞ’ye bildirimde bulunduğu, bunun sözleşmenin feshi iradesi olarak kabulü gerektiği, bundan sonra davacı- birleşen dosya davalısı … A.Ş nin teminat mektubunu nakde çevirerek 50.000 TL lik kısmı tahsil ettiği, bilirkişi raporunda belirtilen miktarda 68.809,07 TL kar mahrumiyetinin doğduğu, birleşen dosya yönünden davalı …Ş nin teminat mektubunu nakde çevirmesinin yerinde olduğu, teminat mektubundan alınan 50.000 TL ve 3.647,98 TL iade gaz bedeli mahsup edildikten sonra 15.161,00 TL lik kar mahrumiyetinin doğacağı gerekçesiyle davacı … Aş’nin kar kaybına yönelik talebinin kısmen kabulü ile 15.161,00 TL nin 05/03/2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm içeriğine göre teminat mektubuna dayalı birleşen dava yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasıyla ilgili “tashih şerh” başlığı altında 23.03.2012 tarihli düzeltme yapılmış, hüküm davalı birleşen dava davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın hükmün tashihi başlıklı 304.maddesinde “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.“, hükmün tavzihi başlıklı 305.maddesinde “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. “, tavzih talebi ve usulü başlıklı 306.maddesinde “Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur.Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar.“ hükmü bulunmaktadır.
Yukarıda anılan 6100 sayılı HMK’nın ilgili maddelerine göre gerek tashih yoluyla ile gerekse tavzih yolu ile hüküm fıkrası sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Ayrıca mahkemece davacının talebi üzerine ne tashih usulu ne de tavzih usulü uygulanmıştır.
Bu durum 6100 sayılı HMK’nın 304-305-306 maddelerine aykırılık teşkil etmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dava davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.