Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/2152 E. 2013/7053 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2152
KARAR NO : 2013/7053
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, taraflar arasındaki mal alım satımı karşılığında müvekkili tarafından 18.03.2009 tanzim ve 15.09.2009 vade tarihli 63.000,00 TL bedelli bononun düzenlenerek davalıya verildiğini, müvekkilinin 01.09.2009 tarihinde Banka/EFT yoluyla 55.000,00 TL ve 29.09.2009 tarihinde de nakten belgeli 8.000,00 TL olmak üzere toplam 63.000,00 TL ödemede bulunduğunu, davalının bedelini aldığı bonoyu müvekkiline iade etmesi gerekirken iade etmediği gibi icra takibine konu ettiğini ileri sürerek icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline ve % 40 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip ve dava konusu bonoya karşılık nakden 8.000,00 TL nin tahsil edildiğinin doğru olduğunu ancak banka yoluyla gönderilen 55.000,00 TL nin dava konusu bono ile bir ilgisinin olmadığını, bononun vadesinden önce para gönderilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, banka havale belgesinde herhangi bir açıklama ve şerhin bulunmadığını, banka yoluyla gönderilen paranın müvekkilinin davacıya elden verdiği borç paranın ödenmesine/iadesine ilişkin olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, taraflar arasındaki çekişmenin davacının banka EFT dekontu ile davalıya gönderdiği 01.09.2009 tarihli 55.000,00 TL miktarındaki ödemenin dava konusu bonoya mı özgü olduğu yoksa davalının savunmasında belirttiği gibi bono ile ilgisi olmayıp elden verilen ödünç para karşılığı mı olduğu noktalarında toplandığı, dava konusu miktarın tanık dinleme sınırının üstünde olması ve davacı tarafın karşı koyması nedeniyle davalının tanık dinletme talebinin yerinde görülmediği, vadesi gelmeden bonoya mahsuben yapılan ödemenin başka bir alacağın karşılığı olduğunu ispat yükünün davalıda olduğu, davalının bono dışında başkaca bir alacağı olduğunu yazılı delillerle kanıtlayamadığı, davalı yanca yemin deliline dayanılmadığı, sonradan yemin deliline dayanılmasına davacı yanca karşı çıkıldığından davalının davacıya yönelttiği yeminle ilgili bir işlem yapılmadığı, davacının davalıya banka yoluyla gönderdiği 55.000,00 TL ödemenin takip ve dava konusu bonoya özgü olarak yapıldığı sonucuna varıldığı gerekçeleriyle icra takibine konu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline, davalının ödenmiş bonoya dayalı icra takibini başlatmasında haksız ve kötü niyetli kabul edildiğinden % 40 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.