YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2419
KARAR NO : 2013/6963
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı alacaklının dava dışı … İnş Tic A.Ş. aleyhine Şişli 6. İcra Müdürlüğünün 2010/35367 Esas sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, takibin kesinleşmesi üzerine şirket adresi yerine davacının eşi olan …’nun ev adresine 20/01/2011 tarihinde hacze gelindiğini, mal kaldırılacağı, kamyon ve hamal getirdiklerinin tehditi altında davacının iradesi fesada uğratılarak davalı …’in davacıdan 74.000 TL lik senedi söz konusu tehdit ve baskı altında tanzim ettirerek aldığını, yapılan araştırmada alacaklı sıfatıyla gelen davalı …’in hiçbir sıfatının ve yetkisinin bulunmadığını avukat ve stajyer avukat dahi olmadığının anlaşıldığını, BK 29 maddesinde tanımlandığı üzere davacının bayan oluşu, malı haczedilip kaldırılacağı, kamyon ve hamalların getirildiği bir ortamda söz konusu korku ve göz dağı altında senedin tanzimine razı olacak korkutma sonucunda düzenlenen senedin geçersiz olduğunu, icra memuru ve davalı …’in eylemlerinden dolayı Adalet Bakanlığı ve Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını belirterek senedin menfi tespit yoluyla iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/79 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili, davalı tarafından yapılan icra takibine konu bono nedeniyle senet lehtarı … Elektronik Hab San ve Tic …aleyhine ikrah nedenine dayalı menfi tespit davası açtıklarını, davada ihtiyati tedbir kararı verildiğini, … Elektronik şirketinin senedin tahsili için aralarında organik ve inorganik bağ bulunan işbu davanın davalısı olan hamile takip dayanağı senedi hileli olarak ciro ettiğini, kötüniyetli olduklarını, aynı hukuk bürosunda vekil olan Av…. tarafından İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2011/1694 sayılı dosyasından senede dayalı icra takibi yapıldığını belirterek senedin menfi tespit yolu ile iptaline, aynı senet ile ilgili olarak fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle iş bu dava ile İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/56 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili, davalının yetkili iyiniyetli hamil olduğunu, senedin ciro yoluyla ticari ilişki nedeniyle … Elektronik Hab San ve Tic A,Ş.’den alındığını, … şirketi ile organik bağ bulunmadığını, ikrah def’inin davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalılar vekili, davalı …’in Şişli 6. İcra Müdürlüğünün 2010/35367 Esas sayılı dosyasında alacaklı olmadığını, iş takibi nedeniyle hazirun olarak haciz mahallinde bulunduğunu, davacıdan borca mahsuben senet alarak makbuz verdiğini, bu nedenle davalı sıfatının bulunmadığını, haciz yapılan adresin dava dışı borçlu … İnş. Tic. A.Ş. tarafından kısmen ofis olarak kullanıldığını, borcun asıl borçlu yerine 3.kişi tarafından ödenmesinin mümkün olduğunu, davacının borca mahsuben verilen bononun icra tehdidinden kurtulmak için bilinçli olarak verildiğini kabul ettiğini, bu ödemenin BK 62 maddesi anlamında değerlendirilemeyeceğini, BK 30/2 maddesinde yazılı koşulların oluşmadığını, bir kimse hakkı olmadığı halde başkasına ait malları haczettiği takdirde bundan doğan maddi ve manevi zararların hukuk içinde her zaman giderebileceğini, haciz sonucunda borçluya ait olmayan mallar haczedilmiş ve muhafazaya alınmış ise istihkak davası açılarak haczedilenlerin iadesinin olanaklı olduğunu, yanlış adreste haciz yapıldığı gerekçesiyle davacının prestijinin korunması gerekçesi ile yapıldığı ileri sürülen senet ödemesinin BK 30 maddesinde yapılmış ödeme olarak değerlendirilemeyeceğini, mahallinde haciz dahi yapılmadığını belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, gerek esas gerekse birleşen davada davaya konu bononun kocasının hakim ortağı olduğu şirketin borcuna karşılık davacının düzenleyerek serbest iradesi ile takip alacaklısına verdiği, bu nedenle verdiğini artık geri isteyemeyeceği, kaldı ki davalının haciz sırasında haczedilen malının bulunmadığı, bulunsa idi dahi istihkak davası açma hakkının olduğu, davacının bu yolda açılmış davasının bulunmadığı, yanlış adresde haciz yapıldığı gerekçesiyle yapıldığı ileri sürülen borç ödemesinin BK 30 maddesinde belirtilen bir ödeme olarak nitelendirilemeyeceği, BK 62 maddesindeki ikrah koşullarının somut olayda olmadığı, bononun borca mahsuben Şişli 6.İcra Müdürlüğünün 2010/35367 nolu dosyasından verildiğine dair makbuzun düzenlenerek davacıya verildiği, makbuzu düzenleyen davalı …’in iş takipçisi avukat stajeri olduğu, kendisine pasif husumetin yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, asıl davada davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının tedbir talebinin kabul edilmesi, davalının alacağına geç ulaşması nedeniyle birleşen dosyanın davalısı takip alacaklısı … Elektronik şirketi lehine % 40 tazminata hükmedilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B.K.nun 53 .maddesi uyarınca ceza mahkemesi hakiminin maddi olguyu tespiti hukuk hakimini bağlar. Asıl davada davalı … hakkında tehdit kullanmak suretiyle borç altına sokabilecek senet düzenlemek suçundan Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığından, bu dava sonucu beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.