YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2483
KARAR NO : 2013/19436
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 13/07/2009 tarihinde düzenlenen sözleşme gereğince davalı tarafından imal edilerek müvekkiline teslim edilecek boruların standart ve niteliklerinin belirlendiğini, davalı tarafında üretilen sözleşme konusu malzemelerin gönderildiğini ve müvekkili tarafından da davalıya 503.631,56 TL lik ödemenin yapıldığını, 2009 yılı sonbaharında boruların döşendiğini, ancak 3- 4 ay sonra kış sezonu sona ermeden seraya termal su sağlayan borularda kısım kısım erimelerin meydana geldiğini, aynı hattı kullanan ve davalı şirketin dışında başka bir firmadan alınan borularda ise herhangi bir erime ve delinmenin deformasyonun olmadığını, davalı tarafın müvekkilinin sera sisteminde kullanılmayacak nitelikte ayıplı boru satışı yapması nedeniyle müvekkili tarafından yeniden boru hattı döşetildiğini, bu nedenle davalıya ödenen bedellerden daha fazla bedel ödendiğini belirterek davalı tarafa yapılan 503.631,00 TL ayıplı boru ve malzeme bedelinin ve müvekkili tarafından yeniden boru hattı döşenmesi nedeniyle şimdilik 1.369,00 TL’nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ilişkinin satım sözleşmesi olduğunu, davacının bedelini ödediği standartlarda ürünü aldığını, davacının uğramış olduğu zararın sebebinin işe ve ihtiyacına uygun bir düzenek kurmamış olmasından kaynaklandığını, müvekkilinin üretmiş olduğu boruların ayıplı olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre taraflar arasında yapılan sözleşmede işin sadece boru malzeme temini işi olduğu, herhangi bir uygulamaya ait tesis ve boru hattı hesabı ve diğer boru hattında bulunması gereken elemanları içermediği, borularda sıcak su kaynağına yakın bölgelerde görülen kaçak sorununun üretici davalı firmaya ait ayıplı boru temininden değil boru hattının kurulumuna ait yanlış proje veya montaj uygulamalarından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece talimat mahkemesi aracılığıyla İTÜ Makine Mühendisliği bölümü öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulundan dosya üzerinden bilirkişi raporu aldırılmış, alınan raporda borularda sıcak su kaynağına yakın bölgelerde görülen kaçak sorununun üretici davalı firmaya ait ayıplı boru temininden değil, boru hattının kurulumuna ait yanlış proje veya montaj uygulamalarından kaynaklandığı bildirilmiş, davacı vekili bu rapora gerekçelerini de göstermek sureti ile itiraz etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bu rapor yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir.
Mahkemece söz konusu tesise ait proje de dosya kapsamına alınıp, konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılarak, davalı tarafından satılan boruların taraflar arasında kararlaştırılan nitelikte olup olmadığı araştırılarak, gerektiğinde jeotermal kuyulardan çıkan suyun analizi de yaptırılmak suretiyle tüm deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.