YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/310
KARAR NO : 2013/4938
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların dava dışı …Petr. Tük. Mam. Turz. İnş. Nak. Ltd. Şti.’nin dava dışı Akbank’tan kullandığı krediye kefil olduklarını, davadışı banka tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkilinin bankaya 42.000 TL ödeme yaptığını, ancak asıl borçlu ile diğer kefillerin müvekkiline ödeme yapmadıklarını, 1/3 oranında hisselerine düşen tutarın tahsili için davalılar aleyhine başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının asıl borçluya başvurmadan müvekkili kefillerden borcun ifasını isteyemeyeceğini, kredi şirket adına çekilmiş ise de bu paranın tamamını davacının şahsi işlerinde kullandığını, çekilen krediden şirket adına harcama yapılmadığını, şirket defterleri incelendiğinde bu hususun ortaya çıkacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, kredi borcunun tasfiye halinde olan şirkete davacı …’ün alacağı olarak kaydedildiği ve tasfiye sonucu kalan değerden alacağını tahsil edeceğinin tespit edildiği, buna göre davalıların itirazının yerinde olduğu, davacının bu halde davalılar aleyhine yaptığı takibin kötüniyetli bulunduğu gerekçeleriyle davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ve davalılar, dava dışı Akbank ile …, Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleridir. Alacaklı bankaya ödeme yapan müteselsil kefil asıl borçluya müracaat etmeden de diğer kefillere sorumluluklarıyla sınırlı olmak üzere rücu edebilir.
Dava dışı bankadan krediyi kullanan asıl borçlu şirket olduğuna ve dosyaya sunulan belgelerden davacının muvazaalı hareket ettiği kanıtlanamadığına göre mahkemece rücu edilecek miktar saptanıp sonucuna uygun bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.