YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3593
KARAR NO : 2013/6237
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
Davacı … Varlık Yönetim A.Ş.vek.Av…. ile davalılar 1-… 2-… vek.Av…. arasında görülen dava hakkında İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 15.02.2012 gün ve 39-37 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 01.10.2012 gün ve 7616-13981 sayılı ilamına karşı davalılar vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı … Ltd.Şti.ne kullandırılan krediye davalı …’nin kefil olduğunu, alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada …’nin icra takibine vaki itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davanın davalılar vekili, takip konusu borcun asıl borçlu tarafından ödendiğini, davanın süresinde açılmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıların kefalet ettikleri, 28.04.1997 tarihli sözleşme ile kullandırılan kredinin geri ödendiği ve kefaletin sona erdiği gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizce “Banka ile kredi borçlusu arasında 16.04.1997, 28.04.1997, 17.06.1997, 23.06.1997, 25.06.1997 tarihli kredi sözleşmeleri düzenlenmiştir. Davalılar 28.04.1997 tarihli sözleşmeyi kefil olarak imzalamışlardır. Bu durumda öncelikle kredi borcunun hangi sözleşmeden doğduğunun tespiti gerekir. Bilirkişi raporunda bu yönde bir belirleme bulunmamaktadır. Davalıların kefalet ettikleri sözleşmeye dayalı kullandırılan kredinin bir safhada ödenerek borcun (0) olması akdi tek yanlı olarak sona erdirmez. Aynı sözleşmeye dayalı olarak yeniden kredi verilebilir. Şayet kullandırılan kredi başka bir sözleşmeye dayalı ise o zaman kefillerin sorumluluklarından söz edilemez. Bu yönler incelenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir”gerekçesiyle bozulmuş, bozma kararına karşı davalılar vekili tarafından karar düzeltme talep edilmiştir.
Banka ile kredi borçlusu arasında 16.04.1997, 28.04.1997, 17.06.1997, 23.06.1997, 25.06.1997 tarihli kredi sözleşmeleri düzenlenmiştir. Davalılar 28.04.1997 tarihli sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamışlardır. Alacaklı bankanın takip konusu yaptığı alacağın TL.olarak kullandırılan kredilerden kaynaklanmadığı, DM olarak düzenlenen döviz kredilerinden kaynaklandığı bilirkişi incelemesi sonucu saptanmıştır. Davalıların, DM üzerinden kullandırılan kredilerde imzaları bulunmadığından, TL.üzerinden düzenlenen kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç kapandığından kural olarak davalı kefiller takip konusu DM üzerinden düzenlenen kredi sözleşmelerinden doğan borçtan sorumlu tutulamazlar.
Davalıların, Dairemizin 01.10.2012 tarihli 7616/13981 sayılı ilamına karşı karar düzeltme talepleri yerindedir. Ancak davalı müteselsil kefil … 22.01.2009 tarihli itiraz dilekçesinde takip tarihi itibariyle borcun 10.000 TL.sinden sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Mahkemece, bu beyan üzerinde durularak bir karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının açıklanan gerekçeyle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 01.10.2012 tarih 7616/13981 sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün yukarıda belirtilen değişik gerekçeyle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.