Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/3637 E. 2013/7493 K. 25.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3637
KARAR NO : 2013/7493
KARAR TARİHİ : 25.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında malzeme tedariki konusunda sözleşme imzalandığını, müvekkilinin alıcı davalıya 2010 yılında malzeme temin ettiğini, ancak 2011 yılında davalının satışa konu malzemeleri almadığını bunun üzerine davalı alıcıya ihtarname gönderilip malzemelerin tesliminin istenildiğini davalının ihtarnameye de uymaması üzerine sözleşmenin feshedildiğini belirterek müvekkilinin sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğradığı müspet zararın tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davacı tarafın 2011 yılına ait tüm malzemeyi mesai saati dışında teslim etmek istediğini, bu durumun sözleşmeye aykırı bir durum olduğunu, sözleşmenin feshinde davacı tarafın ağır kusurunun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, cevap ve toplanan deliller doğrultusunda davalı tarafın tek taraflı fesih beyanıyla sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğu, zira BK’nun 106.maddesi ile tanınan hakları kullanması için davacıya mehil tanınması gerektiği, dava konusu satım sözleşmesinin ani edimli olması nedeniyle feshin geçmişe etkili sonuç doğuracağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı taraflar arasında imzalanan 26.01.2010 tarihli sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedilmesi nedeniyle uğradığı müspet zararın tazminini istemiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda 25.01.2011 tarihli faturada gösterilen malların davalıya teslim edilmiş gibi bedellerine hükmedilmiştir. Oysa dosyadaki delillerden faturada gösterilen malların davalıya teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve Yargıtay denetimine elverişli olmadığı ve davacının dilekçesi ile ıslah talebindeki beyanları dikkate alınarak sözleşmenin feshinde davalının haklı olup olmadığı, şayet haksız fesih varsa 26.01.2010 tarihli sözleşmenin feshi nedeniyle davacının uğrayacağı müspet zarar miktarının yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.