YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3746
KARAR NO : 2013/7363
KARAR TARİHİ : 24.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, dava ve takip dayanağı faturalardan 037366 nolu 22.03.2010 tarihli fatura içeriğinde bahsi geçen BS330 Baz İstasyonu cinsinden malın fatura içeriğinde 25 adet olarak belirlenmesine rağmen bu malların 19 adedinin müvekkiline teslim edilmediğini, eksik gönderilen malların bedelinin ödenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, dava ve icra takibine konu faturaların da her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 037366 nolu 22.03.2010 tarihli faturadaki BS 330 Baz İstasyonu cinsi 25 adet belirlenen mallardan 19 tane mal hariç diğer tüm malların teslim edildiğinin kabulünün gerektiği, buna göre davacı alacağının 15.632,70 TL olarak belirlendiği, davalının teslim aldığı diğer malların bedelini ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının takibe vaki itirazının 15.632,70 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen kısım üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekilinin katılma yoluyla temyizi yönünden; 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 5236 Sayılı Kanun’un 19.maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2012 yılı için 1.690 TL.dir. Temyize konu edilen miktarın 553, 03 TL olması nedeniyle 03.10.2012 tarihli karar davacı bakımından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2- Davalı vekilinin temyizi yönünden; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun bilirkişi raporu ile saptanmış bulunmasına göre yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin mahkeme hükmünün davacı yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacının yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 24.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.