YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3770
KARAR NO : 2013/7367
KARAR TARİHİ : 24.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete kauçuk hamuru satmayı taahhüt ettiğini, bunun karşılığında müvekkili şirketten avans talebinde bulunduğunu ve müvekkili şirket tarafından 4.9.2009 tarihinde 4.000 TL, 10.09.2009 tarihinde 3.000 TL olmak üzere toplam 7.000 TL ödemenin teslim edilecek mal bedelinden mahsup edilmek üzere davalıya gönderildiğini, ancak davalının malları teslim etmediği gibi yapılan ödemeyi de iade etmekten kaçındığını, bu nedenle alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davacı firmanın dava dışı … isimli bir şahsa borçlu olduğunu, müvekkilinin de anılan şahıstan alacaklı olduğunu, bu alacağına karşılık olarak dava dışı …’nın talimatı doğrultusunda davacının müvekkiline ödeme yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, davacı yanca taraflar arasında alım satım ilişkisinin varlığının yazılı delillerle kanıtlanamadığı, davacı tarafından davalıya teklif olunan yeminin usulüne uygun olarak davalı yanca eda edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı takibini 2 adet banka havale dekontuna dayandırmıştır. Bu dekontlardan birinde gönderilen paranın cari hesaba ön avans ödemesi olduğu yolunda bir açıklama bulunmaktadır. Davalı taraf davacı ile aralarında herhangi bir temel ilişki bulunmadığını, gönderilen paranın davacının dava dışı …’ya olan borcu ve dava dışı aynı kişiden olan alacağına karşılık olmak üzere dava dışı …’nın talimatı ile gönderildiğini savunmuştur. Bu durumda somut olay bakımından ispat külfeti davalı tarafta olup davalıya savunmasını kanıtlama olanağı tanınması gerekirken ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.