YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4249
KARAR NO : 2013/7877
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit (icra takibinden sonra) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı banka tarafından davalılar aleyhine yapılan icra takibindeki dayanak kredi sözleşmesinde kefalet limitinin yazılı olmaması nedeniyle davacıların kefaletinin geçerli olmadığını, temerrüt ihtarının Tebligat Kanunu’na aykırı olarak yapıldığını, bu nedenle işlemiş faizin yasal dayanağının olmadığını belirterek icra takibine konu kefaletten kaynaklanan geçersiz sözleşmeye dayalı olarak davacıların borçlu bulunmadıklarının tespitine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların asıl borçlu şirketin yetkilisi ile yakın akraba olduklarını, çekilen kredi miktarını ve ne kadar miktara kefil olduklarını bildiklerini, sözleşme imzalandıktan sonra ödeme planı verildiğini, kredi miktarı ve geri ödeme koşullarının ayrıntılı olarak açıklandığını, davacıların icra takibine itiraz etmediklerini belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalı ile dava dışı şirket arasında 27/02/2007 tarihli, 112.638,89 TL limitli, davacıların kefil olarak imza attıkları kredi sözleşmesi imzalandığı, davacıların sözleşmenin her sayfasında ve kredi limitinin yazılı olduğu sayfada imzalarının bulunduğu, hesabın kat edilerek ihtarnamenin tebliğ edildiği, davacıların kredi sözleşmesindeki imzalarını inkar etmedikleri bu nedenle kredi ve kefalet limitini bildiklerinin kabul edilmesi gerektiği, aksi halde durumun TMK 2.maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı, davacıların imza attıkları kredi sözleşmesinin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.