Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/4821 E. 2013/7307 K. 24.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4821
KARAR NO : 2013/7307
KARAR TARİHİ : 24.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, icra takibine konu senetteki borçlu imzasının müvekkiline ait olmadığını, lehtar olarak görülen dava dışı … ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, icra takip dosyasına 3900,00 TL. Ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, ödenen mikarın iadesine, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iyi niyetli 3. şahıs hamil olduğunu, müvekkilinin senetteki borçlu imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen grafolojik rapora göre takibe konu senetteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı ancak senetteki davacı şirket kaşesi üzerindeki keşideci imzasının …’na ait olduğunun tespit edildiği, … 3 Noterliğince …’nun davacı şirket yetkilisi … tarafından vekil olarak atandığına ilişkin vekaletnamede bonoda keşideci olarak yer alan …Hizmetleri Ltd Şti nin çek düzenleme yetkisini de içerir şekilde …’nu vekil tayin ettiği, bu vekaletname kapsamına göre …’nun borçlu şirketi, ticari işlerinde ve bankalarda temsil ettiği, vekaletnamede öngörülen kapsamlı yetki nedeniyle, …’nun şirketin ticari mümessili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, BK’nın 450/1. maddesi gereği ticari mümessilin imzaladığı senetlerin, iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından işletmeyi bağlayacağı, bu nedenle ticari mümessil …’nun vekil olarak imzaladığı takibe konu bonodan dolayı davacı şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının menfi tespit ve istirdat davasının reddine, davalı vekili tazminat talebinde bulunmuş ise de, davacının senetteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, vekil olarak atanan …’na ait olup olmadığını bilmediğini iddia etmesi ve yapılan bilirkişi incelemesinde de imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığı dikkate alınarak, davalı vekilinin tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı şirket adına bono imzalayan …’nun ticari temsilci olarak kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 24.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.