Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/520 E. 2013/16470 K. 23.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/520
KARAR NO : 2013/16470
KARAR TARİHİ : 23.10.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 27.01.2010 tarihli ürün satış sözleşmesi çerçevesinde davalıya satılan ürün bedelinin davalı tarafından sözleşmeye uygun olarak ödenmediğini, bunun üzerine anılan sözleşmenin …. maddesi hükmü gereği 27.01.2010-31…..2010 tarihleri arasını kapsayacak şekilde tahakkuk eden vade farkı alacağına ilişkin faturanın davalıya tebliğ edildiğini, davalıya keşide edilen 09.02.2011 tarihli ihtarnameye rağmen vade farkı faturasının ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin faaliyet merkezi … olduğundan … Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki ilk itirazında bulunmuş, davacı tarafından tebliğ edilen vade farkı faturasına süresinde itiraz edilerek iade edildiğini, müvekkilinin davacı şirkete “vade farkı” adı altında herhangi bir borcunun bulunmadığını, tüm ödemelerin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak vadesinde yapıldığını, davacı tarafından ….01.2011 tarihinde düzenlenerek müvekkiline gönderilen mutabakat mektubu ile tarafların 31…..2010 tarihi itibariyle cari hesaplar üzerinde karşılıklı olarak mutabık kaldıklarını beyan ettiklerini, mutabakata yansıtılmayan vade farkı alacağının talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin …. Ödeme başlıklı maddesinde açıkça vade farkının talep edilebileceğinin düzenlendiği, yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan talep edebileceği vade farkı tutarının 55.215,43TL olduğu, %… KDV ilavesi ile birlikte davacıdan toplam 65.154,… TL vade farkı alacağı talep edilebileceğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra takip dosyasında davalıların itirazının 65.154,… TL üzerinden iptali ile takipten sonra bu miktara yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, fazla istemin reddine, % 40 icra inkar tazminatı 26.061,68 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, ilamsız icra takibine konu vade farkı faturasının tahsili için İİK’nın 67. maddesi gereği açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki nedeniyle davalının 331.347,51 TL. bakiye borcunun bulunduğunun davalının talebi üzerine davacı tarafından ….01.2011 tarihli mutabakat yazısı ile ….01.2011 tarihinde imzalı ve kaşeli olarak faks yolu ile bildirdiği ve aynı gün bu mutabakat yazısında bildirmediği takip ve dava konusu vade farkı faturasını kestiği, davalı tarafından vade farkı faturasının aslının 24.02.2011 tarihli noter ihtarnamesi ile iade edildiği, anılan mutabakat yazısında takip ve dava konusu vade farkı alacağının gösterilmemiş olduğu dosya içeriği ile sabittir. Söz konusu mutabakat yazısında vade farkı alacağı ile ilgili herhangi bir bildirim bulunmamaktadır. Somut olayda taraflar arasında mutabakat yazısında gösterilen bakiye alacakla ilgili herhangi bir ihtilaf da yoktur. Mutabakat yazısında yer alan diğer başlıklar altında “vade farkı” ile ilgili bir alacak kalemi de gösterilmemiştir. O halde, mahkemece açıklanan bu yönler üzerinde durulup davacının davalıdan vade farkı talep edip edemeyeceği hususu tartışılıp anılan mutabakat yazısı ile birlikte değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı lehine takdir edilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, ……..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.