YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/581
KARAR NO : 2013/4196
KARAR TARİHİ : 06.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vek. Av. … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının 21.000 TL bedelli senede dayanarak müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini oysa senet bedelinin teslim edilen fındık ürünü ve yapılan havalelerle ödendiğini takibin haksız olduğunu ileri sürerek müvekkilinin kambiyo senedine istinaden borçlu olmadığının tespiti ile alacağın %40’ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de sunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde tarafları aynı olan Ünye İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/13E 2011/3 K sayılı dosyasında, ortak tanık olarak dinlenen Yaşar Köse’nin beyanları ile iddianın sabit olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne davacının Ünye İcra Müdürlüğünün 2009/2706 sayılı takip dosyasında davalıya takibe dayanak senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile davacı borçlu aleyhine yapılan icra takibinin durdurulmasına, iş bu karar kesinleştiğinde takibin iptaline, koşulları oluştuğundan %40 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bono nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, dava konusu bono bedelini ödediğini ve bu nedenle borçlu olmadığını iddia etmiş davalı ise duruşmalara gelmemiştir. Böylece davalı, davayı inkar etmiş sayılır. O halde davacı senede karşı ödeme iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Davacının aynı nedenle icra mahkemesinde açmış olduğu dava, ödemeye ilişkin İİK’nun 68. maddesinde öngörülen belgelerden herhangi birinin sunulamadığı gerekçesi ile reddedilmiş ve icra mahkemesi kararı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Her ne kadar icra mahkemesinde davalının muvafakatı ile tanık dinlenmiş ise de 9 tanık beyanı icra mahkemesi kararına dayanak yapılmamıştır. İcra mahkemesi kararları takip hukukuna ilişkin olup ihalenin feshi ve istihhak dışındaki icra mahkemesi kararları maddi hukuk ile ilgili menfi tespit davasında kesin hüküm oluşturmaz ve hukuk hakimini bağlamaz. Bu itibarla mahkemece somut olay bakımından bu davada davacının senede karşı ödeme iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği hususu gözetilmeden icra mahkemesindeki tanık beyanına itibar edilerek eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.