YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6210
KARAR NO : 2013/10771
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin eşinden boşanacağı bir dönemde davalı ile arkadaşlık ettiğini, müvekkilinin eşiyle ortak hisseye sahip olduğu evi 45.000-TL’ lik senet imzalarsa alabileceğini söyleyen davalıya müvekkilinin bu senedi verdiğini, daha sonra eşiyle barışan müvekkilinin davalıyla buluşarak bahse konu senedi 2011 mart ayında geri alarak yırttığını, ancak davalının buna sinirlenerek müvekkiline cinsel taciz, tehdit ve şantaj yoluyla zorla 35.000-TL’ lik davaya konu senedi imzalattığını belirterek, davalı tarafından Ankara 10. İcra Müdürlüğü’ nün 2011/3590 sayılı dosyasından icra takibine konulan bahse konu senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı ile bir süre arkadaşlık ettiklerini, davacıya maddi anlamda destek olduğunu ve para verdiğini, davacının kendini mahçup hissedeceğini söyleyerek ısrar etmesi nedeniyle senet düzenlediklerini, davacının barıştığı eşiyle bu parayı kurdukları işte kullandıklarını öğrendiğini beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı hakkında Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ nde açılan davada beraat kararı verildiği, ceza mahkemesi kararıyla bağlı olmamakla birlikte, davacının tanıklarının davaya konu bononun tehdit ve şantajla alındığına dair doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi olmadıklarını, davacının iddiasının ispatlanamadığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı aleyhine Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/78 Esas sayılı dosyasında “senedin yağması” suçundan açılan ceza davasında verilen kararı temyiz edilmiş olup, henüz kesinleşmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece BK’nun 53. maddesi uyarınca ceza hakimi tarafından saptanan maddi olgular hukuk hakimini de bağlayacağından ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmadığı gibi, avukat Muhsin Karaman’ ın sadece dosyanın fotokopisini almak amacıyla bir vekaletname sunduğu, ancak hemen akabinde vekillikten istifa ettiği, bunun dışında yargılama aşamasında herhangi bir beyan dilekçesi vermediği gibi, davalıyı vekil sıfatıyla temsil ettiğini de açıklamadığı ve duruşmalara katılmadığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Gerekçeli kararda da davalı vekili karar başlığında yer almamaktadır. Bu durumda, mahkemece adı geçen vekilin davalıyı vekil sıfatıyla temsil ettiğine ilişkin gerekçeler karar yerinde gösterilmeksizin davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.