Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/638 E. 2013/4131 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/638
KARAR NO : 2013/4131
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, dava dışı şirketin imzaladığı ve kullandığı Genel Kredi Sözleşmesi ve Gayri Nakdi Çek Kredisi sözleşmelerinde müvekkilinin müteselsil kefil olduğunu, haklarında başlatılan takibe itiraz edemediği için takibin kesinleştiğini, davalı bankanın iddiasının bankaya iade edilmeyen çek yaprakları sebebiyle ilerde çeklerin ibraz edilmesi halinde ödemeleri ihtimali bulunduğundan doğmamış, muaccel olmamış alacak iddiasına dayandığını, bu kredi sözleşmelerinden dolayı diğer kefillere karşı bankanın açtığı itirazın iptali davasında doğmamış zarar iddiası bakımından davanın reddedildiğini ve bu hususun kesinleştiğini ileri sürerek, bankaya karşı borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kesinleşen Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/383 Esas sayılı dava dosyası, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında asıl alacak 29.885 TL, işlemiş faiz 1.032,79 TL, BSMV 51.64 TL, ihtar masrafı 1.00 TL olmak üzere toplam 30.970,28 TL borçlu olmadığının tespiti ile bu miktar üzerinden davacı hakkında yapılan takibin iptaline, davacı yararına kötüniyet tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hüküm fıkrasının 4. paragrafında “Harçlar Kanunu gereğince davalının harçtan muaf olması nedeniyle karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına”, 5. paragrafında ise “Peşin yatırılan 479.65 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine” kararı verilmiştir.
Konu ile ilgili 4603 sayılı kanunda, Ziraat Bankası A.Ş, Halk Bankası A.Ş, Tasfiye Halinde Emlak Bankası A.Ş aleyhine açılan davalar bakımından harç muafiyeti getirildiğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 4603 sayılı Kanunun 4684 sayılı Kanunla değişik geçici 4. maddesinin 2. fıkrasında getirilen harç muafiyetinin adı geçen bankalarca kredi alacaklarının tahsili amacı ile yeniden yapılandırma süreci içerisinde açılmış ve açılacak dava ve takiplerle ilgili olup, davalı Ziraat Bankası sözü geçen yasa hükmündeki muafiyetten yararlanamayacaktır.
Somut olay bakımından, davalı banka harçtan müstesna kabul edilemez. Harç alınması kamu düzenine ilişkin olup, gerek mahkemece ve gerek Yargıtay’ca resen gözetilir.
Mahkemece hüküm altına alınan tutar üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava kısmen kabul, kısmen reddedildiğinden reddedilen miktar yönünden, davalı banka yararına 2012 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinin 2 nolu fıkrasına göre vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.