Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/649 E. 2013/4107 K. 05.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/649
KARAR NO : 2013/4107
KARAR TARİHİ : 05.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dosyanın yenilenmesi talebinin Harçlar Kanununun 30 ve 32. maddeleri uyarınca reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı şirket adına … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, icra takibine konu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının kesin süre içinde eksik nispi harcı tamamlamamış olması nedeniyle Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri ile HMK’nun 150. maddesi uyarınca dosyanın geçici olarak işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı asil, 29.02.2012 tarihli dilekçe ile dosyanın işlemden kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle tekrar işleme konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davacının icra takibinden sonra menfi tespit davası açarken maktu harç yatırdığı takip miktarı olan 228.042 TL üzerinden nisbi harcın yatırılması için davacıya verilen süre içinde harcın tamamlanmadığı, Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddelerine göre harcın ikmal edilmemesi halinde yargılanmaya devam edilemeyeceği gerekçesiyle yenilenme isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı asil, dosyanın yeniden işleme alınmasına ilişkin istemin reddine dair mahkemenin 12.03.2012 tarihinde vermiş olduğu kararı temyiz etmiştir.
Mahkemece, HMK’nun 341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının temyizinin mümkün olduğu, davacının temyiz ettiği dosyanın geçici olarak işlemden kaldırılmasına ilişkin kararının nihai bir karar niteliğinde olmadığı , bu nedenle kararın temyiz edilemeyeceği, işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç ay geçmesi halinde verilecek olan davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın temyiz edilebileceğini belirterek davacının temyiz isteminin HMK’nun 341. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, HMK’nun 341’inci maddesi gerekçe gösterilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de HMK’nun Geçici Maddesinin 1’inci fıkrasına göre, “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” Bölge adliye mahkemeleri göreve henüz başlamadığından 1086 Sayılı Kanun’un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmekte olup, HMK’nun 341’inci maddesi henüz yürürlüğe girmemiştir. Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve 1086 Sayılı Kanun’un 427’nci maddesi uyarınca da kural olarak nihai hükümlerin temyiz edilmesi mümkün olduğundan, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur. Bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru olan kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438’inci maddesinin son fıkrası uyarınca gerekçesinin bu şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının reddiyle kararın gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.