Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/691 E. 2013/7001 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/691
KARAR NO : 2013/7001
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili asıl davada; müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan … 3. Noterliği’nin 20.09.2000 tarihli ve 21972 yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış sözleşmesinden davalının 35.000 TL. karşılığında vazgeçeceğini bildirmesi üzerine taraflar arasında protokol imzalandığını, müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanan … 3. Noterliği’nin 22.04.2005 tarihli, 35.000 TL. meblağlı ve 10430 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde borç senedinin davalıya verildiğini, davalıya toplam 17.500 TL. ödeme yapılmış olup bakiye miktarın ödenemediğini, müvekkilinin kalan borcu gözetildiğinde takip konusu 100.000 TL. meblağlı senet miktarı kadar davalıya borçlu olmadığı gibi iş bu senetteki imzaların da müvekkiline ait olmadığını, bu konuda Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek müvekkilinin takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, birleşen davada ise; müvekkilince imzalanan senede dayanılarak başlatılan icra takibinde takibin kesinleşmesi üzerine müvekkili şirketin malvarlığı üzerinde uygulanan haciz işlemi sonunda gayrimenkulün ihale suretiyle davalıya satıldığını, müvekkili şirket adına kayıtlı gayrimenkulün 30/100 hissesinin ihalesi karşılığında istirdadının kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl davada; dava ve takip konusu senedin aynı zamanda senedin kefili olan davacı … tarafından düzenlenerek imzalandığını, müvekkili tarafından borçlu şirketin yetkilisi ve sahibi olan …’in bu senedi tanzim edip imzalaması istenmişse de … tarafından şirketi temsile yetkili olduğuna dair … 3.Noterliğinin 10.04.2001 tarihli vekaletnamesi ibraz edilince müvekkilinin buna rıza gösterdiğini, davacının … 3.Noterliğinin 22.4.2005 tarihli 35.000 TL miktarlı düzenleme şeklindeki borç senedi ile takibe konu 100.000 TL bedelli senedi ilişkilendirmeye çalışmasının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, 35.000 TL’lik senedin iş bu davaya konu edilmeyen Şişli 5.İcra Müdürlüğünün 2007/11409 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davacı tarafın dayandığı anlaşma mukavelesi başlıklı belgedeki imza ve yazının müvekkiline ait olmadığını, davaya dayanak senedin davacı tarafından müvekkiline olan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesindeki yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan maddi kaybın karşılanması amacıyla verildiğini ileri sürerek haksız davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, birleşen davada ise; davacının aynı icra takibine ve aynı borca ilişkin hem istirdat hem de menfi tespit davalarını açmasının usule aykırı olduğunu ileri sürerek istirdat davasının menfi tespit davası ile birleştirilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen grafoloji raporlarına göre; dava ve takip konusu senetteki tüm imzaların aynı zamanda senette kefil olarak imzası bulunan davacı …’e ait olduğu, davacı …’in davacı … İnşaat Limited Şirketinin ticari mümessili olarak hareket ettiği, vekaletnamede kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi açıkça verilmemişse de,ticari mümessilin kambiyo taahhüdünde bulunması için açık bir yetkiye gerek bulunmadığı sonucuna varıldığından takip ve dava konusu 100.000 TL bedelli senetteki imzaların …’e ait olması nedeniyle şirketi bağlayacağı ayrıca kendi adına asaleten kefil sıfatıyla da imzasının bulunduğu bu nedenle de şahsi sorumluluğunun olduğu gerekçesiyle aksi yöndeki iddiaları içeren ve kanıtlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine, dava konusu icra dosyasında takibin durdurulması yönünde bir tedbir kararı bulunmadığı dolayısıyla davalı alacaklının alacağına geç kavuşması gibi bir durum da söz konusu olmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin de yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle gerekçeli kararın 5. sayfasının ilk paragrafında yer alan “anlaşma mukavelesi” başlıklı belgedeki imzanın … eli ürünü olmadığı, aynı şekilde 6. sayfanın 5. paragrafında yer alan belgedeki imzanın davalı eli ürünü olmadığına ilişkin ibarenin hüküm sonucuna etkili bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.