Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/6971 E. 2013/11269 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6971
KARAR NO : 2013/11269
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davalı …’in müvekkilinin davalı bankadaki hesabından müvekkilinden habersiz olarak sahte ödeme talimatı ile değişik tarihlerde toplam 6.220,50 TL çektiğini, müvekkilinin bu durumu 2011 yılı Aralık ayında hesaplarını kontrol ederken fark ettiğini, davalı bankanın ise yazılı talimatın müvekkiline ait olup olmadığını kontrol etmeksizin ödeme yaptığını, zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu belirterek itirazların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili; dava konusu işlemlerin yapıldığı 2004 yılından itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava açılmadan önce dolduğunu, kaldı ki müvekkilinin bir kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; müvekkilinin davacının ortağı olduğu şirkette bir süre çalıştığını,o tarihte davacının yurt dışında bulunduğunu, davacının sözlü talimatı ile davacı yerine imza atmak suretiyle işlerin yürütüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının davalı bankadaki hesabında davaya konu en son işlemin 13.08.2004 tarihinde yapıldığı, bu tarihten sonra da davacının hesabında hareketlilik olduğu, davacı tarafından yapılan para çekilmesi, para yatırılması, ödeme yapılması gibi işlemlerle davacının hesap hareketlerinden haberdar olduğunun kabul edildiği, haksız fiilin son bulduğu tarihten itibaren 818 sayılı BK’nın 60.maddesinde belirlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin takip ve dava itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı banka arasında mevduat ilişkisi bulunduğundan davalı banka yönünden açılan dava 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62.maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresine tâbidir.
Diğer davalı … ise süresinde zamanaşımı def’inde bulunmamıştır, zamanaşımı def’inde bulunduğu tarih itibariyle 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmiş olduğundan aynı kanunun 448.maddesi uyarınca tamamlanmamış işlem niteliğindeki zamanaşımı def’ini içeren dilekçe bakımından HMK’nın 141/1 maddesi hükmünün uygulanması gerektiğinden ve davacı tarafın adı geçen davalının süresinden sonra yaptığı zamanaşımı def’i yönünden açık bir muvafakatinin bulunmadığı anlaşıldığından bu davalının zamanaşımı def’i dinlenemez.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.