Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/707 E. 2013/5811 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/707
KARAR NO : 2013/5811
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilin balık çiftliği işlettiğini, taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıdan balık yemi satın aldığını, davalı yanca müvekkili aleyhine 10.02.2002 tanzim 10.06.2002 vade tarihli 10.000 TL meblağlı bonodan dolayı icra takibine girişildiğini, müvekkilinin takip konusu bonoyu mal siparişi karşılığında düzenlediğini ve fakat davalının taahhüt ettiği malı müvekkiline teslim etmediğini, bononun bedelsiz kaldığını ileri sürerek icra takibi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yem üreticiliği yaptığını, balık üreticiliği yapan davacının müvekkilinden muhtelif tarihlerde balık yemi satın aldığını, davalının satın aldığı mal bedellerine ilişkin oluşan borcuna karşılık takip konusu bonoyu düzenleyerek müvekkiline teslim ettiğini belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında balık yemini konu alan satış sözleşmesinin akdedildiği, takip konusu bonoda malen kaydı bulunmasına göre davacının senedin temel ilişkisini oluşturan malı teslim aldığının kabulü gerektiği, davacının teslim aldığı malın bedelinin 7.500 TL’sini ödediği, dolayısıyla davacının takibe konu 10.000 TL meblağlı bonodan 7.500 TL’si kadar borçlu olmadığı, bakiye kısım yönünden sorumluluğu devam ettiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 2.500 TL’si alacak miktarı için devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 06/07/2011 tarih 2010/14949 E. 2011/9557 K. sayılı kararı ile “Dava, İİK.nun 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. Bu durumda mahkemece borçlu olunmayan hüküm saptanarak talep de gözetilmek suretiyle menfi tespit hükmü kurulması gerekirken menfi tespit davası ile bağdaşmayacak şekilde hükümde belirlenen miktar yönünden takibin devamına şeklinde hüküm oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı vekili 22/03/2012 tarihli dilekçesi ile yargılama sırasında icra tehditi altında 14.441,04 TL ödeme yaptıklarını belirterek davaya istirdat davası olarak devam edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda bozma ilamından sonra alınan ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 9.965,87 TL’nin, 2.441,04 TL yönünden 13/06/2006 tarihi, 7.524,83 TL’nin ise 25/04/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava 13/08/2002 tarihinde asliye hukuk mahkemesine açılmıştır. Nitekim yargılama aşamasında aile mahkemesi sıfatı yönünden herhangi bir ara karar bulunmamakta ise de karar başlığında, kararı veren mahkeme olarak “aile mahkemesi sıfatıyla” denilmiş, yine karardan sonra düzenlenen 27/11/2012 tarihli harç tahsil müzekkeresinde, bozmadan sonra gönderilen davalı vekiline duruşma gününü bildirir bir davetiyede ve 22/03/2012 tarihli bir müzekkerede “aile mahkemesı sıfatıyla” ifadesi yazılmıştır.
Açıklanan bu yanlışlık mahallince giderilebilecek bir hata olarak görülemediğinden bu yanlışların giderilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.