Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/7300 E. 2013/10912 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7300
KARAR NO : 2013/10912
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkillerinden … Ltd. Şti. ile davalı banka arasında imzalanan ve diğer müvekkillerinin kefil olarak imzalarınn bulunduğu 12.02.2008 ve 16.12.2009 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin teminatı olarak müvekkillerinin imzası bulunan bononun teminat amaçlı olarak davalı bankaya verildiğini, davalı bankaca kredi alacağının tahsili için kat ihtarnamesi keşide edilerek müvekkilleri aleyhine bonoya dayalı olarak takip yapıldığını, aynı zamanda tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ilamsız icra takibi de yapıldığını, her iki takip dosyasında borcun kaynağının davalı banka ile imzalanan iki adet genel kredi sözleşmesi olduğunu ileri sürerek müvekkilleri hakkında bonoya dayalı olarak başlatılan takipte 09.03.2011 takip tarihi itibariyle müvekkillerinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 90.000,00 TL. borçlu olmadığının tespitine, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacılar hakkında yapılan takiplerin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile yapıldığını, takip konusu senedin davacı müteselsil kefillerden alınmış teminat amaçlı bir senet olduğunu, müvekkili bankaca uygulanan temerrüt faizi oranının taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin 51. madddesi uyarınca belirlenen %72’nin yasal olduğunu, kötü niyetli olarak açılan bu davanın reddi gerektiğini ileri sürerek %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; bonoya dayalı takip dosyasındaki icra takibinden dolayı ilk takip tarihi olan 09.03.2011 itibariyle bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporları ile talep ve ıslah dilekçesi doğrultusunda 98.400,89 TL borçlu olmadığına dair iddialarını dosyaya sunduğu belge ve delillerle ispatladığı, dava her ne kadar menfi tespit davası olarak açılmışsa da, esasen talebin muarazanın giderilmesi ve davalı bankaya olan gerçek borç miktarının tespitine yönelik olduğu anlaşıldığından, tüm dosya kapsamından davanın kabulü ile icra takip dosyasındaki icra takip tarihi olan 09.03.2011 tarihi itibariyle davacıların davalı bankaya 98.400,89 TL borçlu olmadığının tespitine, ancak borç miktarı yargılamayla belirlendiğinden ve likit olmadığından, ayrıca davalı bankanın icra takibinde kötüniyetinden de sözedilemeyeceğinden, davacının %40 kötüniyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.