Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/7717 E. 2013/11300 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7717
KARAR NO : 2013/11300
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile olan ticari ilişkisi nedeniyle satıp teslim ettiği mallardan dolayı alacağının olduğunu, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıdan alınan ipliklerin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, üretimden sonra ipliklerin ayıplı olduğunun anlaşılması üzerine bu durumun ihtarname ile davacıya bildirildiğini, ipliklerden kaynaklanan ayıplı üretim nedeniyle iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmayıp aksine alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen 11/05/2009 tarihli bilirkişi raporu ile 05/09/2012 tarihli ek rapora göre; davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 15.589,73 TL alacaklı olduğu, davalının davacı adına düzenlediği 17.339,77 TL bedelli iade faturası ile davacıdan 1.749,08 TL alacaklı hale geldiği, ancak bu iade faturasının düzenlenmesine temel teşkil eden ayıp iddiasının varit olmadığı, bu durumda davacı tarafça tanzim ile davalıya teslim edilmiş ve davalının da defter kayıtlarına alınmış bulunan fatura miktarı kadar davacının alacağının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3 kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak raporlar alınmış, malın ayıplı olduğu konusunda birbirini doğrulayan 1. ve 3. bilirkişi raporlarına rağmen itiraza uğrayan 2. bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm oluşturulmuştur. Bu husus usul ve yasaya aykırıdır. Zira 2. bilirkişi raporuna yönelik itiraz mahkemece kabul edilip 3. kez bilirkişi incelemesi yaptırıldığına göre artık diğer raporlarla da bağdaşmayan 2. bilirkişi raporuna geri dönülerek hüküm tesis edilemez. Somut olayda 1. ve 3. bilirkişi raporlarıyla malın ayıplı olduğu saptandığına göre olayda uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 25/3 maddesinde öngörülen ayıp ihbar süreleri üzerinde durulup araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.