Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/8534 E. 2013/12334 K. 01.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8534
KARAR NO : 2013/12334
KARAR TARİHİ : 01.07.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibinin dayanağı olan bono karşılığını bononun lehtarı olan … Trafo Ltd. Şti. yetkilisi … vasıtasıyla davalıya ödediğini, buna dair …’den belge aldığını, bu nedenle müvekkilinin borçlu olmadığını belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Konya 6. İcra Müdürlüğü’nün 2011/4626 esas sayılı takip dosyasının ve takibe konu bononun iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu bono nedeniyle müvekkiline ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının senet hamili olan davalıya ödeme yaptığını herhangi bir yazılı delil ve belge ile ispatlayamadığı, teklif edilen yeminin davalı tarafça eda edilerek, davacının ödeme iddiasının davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile kabul edilmediği, davacının bütünüyle borçlu olmadığının tespitini istediği ve icra takibindeki binde 3 komisyon talebinin yasal bir dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının 31,50 TL komisyon alacağı yönünden borçlu olmadığının tespitine, bakiye asıl alacak ve faiz yönünden menfi tespit talebinin reddine, takip konusu asıl alacak olan 10.500 TL üzerinden % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (HUMK) 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen EK-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2012 yılı için 1.690,00 TL’ dir.
Davalı vekilinin temyiz itirazı, davada kabul edilen 31.50 TL komisyon alacağı ve ferilerine yönelik olması nedeniyle 18.07.2012 tarihli karar davalı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceği anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin, mahkeme hükmünün davalı bakımından kesin olması nedeniyle reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, davalının yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.