YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8586
KARAR NO : 2013/11776
KARAR TARİHİ : 24.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili banka ile davalıların murisi … arasında imzalanan kredi genel sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, kredinin teminatını oluşturmak üzere ayrıca kredi borçlusuna ait taşınmaz üzerinde banka lehine ipotek tesis edildiğini, kredi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle hesabın katedilerek kredi borçlusuna ihtarname gönderildiğini, yapılan ihtara rağmen borcun ödenmemesi ve kredi asıl borçlusunun ihtarnamenin tebliği tarihinden sonra vefat etmesi nedeniyle mirasçıları aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacı bankanın kredi sözleşmesi uyarınca 41.505,51 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ancak davalıların kredi borçlusunun mirasçıları olması nedeniyle takibe kötü niyetli itiraz ettikleri kanıtlanamadığından davacı bankanın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İcra inkar tazminatı fer’i niteliği gereği müddeabihe dahil olmayıp reddi halinde karşı tarafın vekalet ücretine hak kazanmasını sağlamaz. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin icra inkar tazminatının reddi nedeniyle davalılar lehine vekalet ücreti takdiri doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 6. bendinde “davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine” ibaresinin karardan çıkarılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.