YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9041
KARAR NO : 2013/16596
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkilleri ile hiçbir şekilde ilgisi olmayan dava dışı … Tekstil San. ve Dış. Tic. Şti. aleyhine icra takibi yapan davalının, söz konusu takiple ilgili olarak müvekkillerinin işyerine hacze gelindiğini, müvekkillerinin haciz baskısı ile dava konusu senedi verdiklerini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, haciz yapılmadığını, bu nedenle baskı olduğundan bahsedilemeyeceğini, işyerinin dava dışı …’ye ait olup, davacılar adına kayıtlı olmadığını, haciz adresinin borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarında şube adresi olarak yer aldığını, davacıların serbest iradeleri ile icra borçlarını BK. 173. maddesine göre üstlendiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre dava konusu senedin, davalının dava dışı borçlusu yönünden talimat ile yapılan haciz aşamasında alındığı, keşideciye ait imzanın keşideci ve yetkilisine ait olmadığı davacıların, dava dışı keşideci … tarafından verilen vekalette açık bir şekilde kambiyo düzenleme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senedin, bir bononun şekil şartlarını tümü ile taşıdığı, borçlu imzasının dava dışı keşidecinin eli ürünü olmadığı ancak senedin ön yüzündeki keşideci imzası dışındaki imzaların davacılara ait olduğu ihtilafsızdır.
Muhatap veya keşidecinin imzaları müstesna olmak üzere kambiyo senedinin önyüzüne konan her imza TTK. m. 690/… yollaması ile TTK. m. 613/… hükmünce bonolarda da aval şerhi sayılacağından, dava konusu bononun ön yüzündeki borçlu imzası dışındaki davacılara ait imzalar TTK m. 613/son hükmünce keşideci için verilmiş ve şekil bakımından asıl borca bağlı olmakla birlikte TTK m. 689 anlamında tamamen müstakil bir kambiyo taahhüdü olan aval niteliğindedir. Aval veren kimsenin temin ettiği borç, kambiyo senedi ile borçlanma ehliyeti bulunmayan bir kimse lehine veya uydurma bir kimse lehine yada imzası tahrif edilmiş veya imzası kendisini ilzam etmeyen bir kimse lehine verilmiş avallerde olduğu gibi şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa dahi, aval verenin taahhüdü, kambiyo taahhütlerindeki imzaların istiklali prensibine ilişkin TTK m. 589 hükmünün tekrarı niteliğindeki TTK m. 614/… hükmünce muteberdir. (Bkz Prof. Dr. N. Kınacıoğlu, Kıymetli Evrak Hukuk 1987 baskı sh. 245 vd.; Prof. Dr. Fırat Öztan Kıymetli Evrak Hukuk …. baskı sh. 394 vd.) Bu durumda mahkemece dava konusu bono üzerindeki keşideci imzasının borçluya ait olmamasının davacı avalistlerin sorumluluğuna etkisi bulunmayacağı gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24…..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.