YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9082
KARAR NO : 2013/16597
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu bononunda içine bulunduğu … adet bononun zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, davalının kötüniyetli bir şekilde bonoyu iktisap ettiğini, ayrıca bonoda usulüne uygun bir ciro zinciri bulunmadığını, müvekkilinin davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin dava konusu senedi ciro yolu ile edinen iyiniyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre takibe konu bonodaki ciro silsilesinin eksiksiz olup, davalının yetkili hamil olduğu, zayi nedeniyle açılan iptal davası sonucu verilen iptal kararının maddi hukuk açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceği, hakkın varlığına, içeriğine ve bu hak üzerinde tasarruf edebilme yetkisine etki yapmayacağı, iptal kararının amacının hak sahipliğinin tespiti olup, maddi hukuk açısından herhangi bir hükmü olmayacağı, asıl borçlu olan davacının her halükarda borcunu ödemesi gerektiğinden senedin iptal edildiği yönündeki iddiasına itibar edilmediği, tazminat isteminin şartlarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zayi nedeniyle iptaline karar verilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Davalı, dava konusu bonoya ciro yoluyla hamil olduğunu belirterek icra takibine geçmiştir.
TTK’nun 563/… maddesi uyarınca, kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da dermayan veya yeni bir senet ihdasını talep edebilir. (TTK m. 564/…)
TTK’nun 558/II maddesine göre “hile ve ağır kusuru bulunmadıkça borçlu, vadenin hulülünde senedin mahiyetine göre alacaklı olduğu anlaşılan kimseye ödemede bulunmakla borcundan kurtulur.”
İptal kararını alan kişi (iptal kararının davacısı) borçludan kendisine senedi ibraz etmeden ödemede bulunmasını isteyebilmek hakkını kazanmaktadır. İptal kararının etkileri hak sahipliğinin teşhisi meselesine ilişkindir. Kararın maddi hukuk yönünden herhangi bir etkisi yoktur. Bu kararla senedi elinde bulunduran üçüncü şahsın hakkının sona erdiği, onun yerine artık bundan böyle davacının hak sahibi olduğu sonucuna da varılamaz. İptal kararı, iptal olunan senet yerine kaim olan bir senet mahiyeti taşımamaktadır.
Borçlu iptal kararı hamiline iyiniyetle ödemede bulunduğu takdirde ödemede bulunduğu şahıs gerçek alacaklı olmasa dahi, mevcut iptal kararına güvenerek yaptığı ödeme ile borcundan kurtulur. (TTK m. 558/…)
Gerçek hak sahibi olan veya olmayan bir şahsın elinde bulunan senedin, iptal kararının verilmesinden sonra hiçbir teşhis fonksiyonu kalmamaktadır. Dolayısı ile borçlu, senedi elinde bulunduran şahsa ödemede bulunmadığı takdirde hiçbir sorumluluk doğmaz. Zayi nedeniyle iptaline karar verilen senedi elinde bulunduran senet zilyedinin senedin meşru hamili olduğunu İleri sürerek iptal kararının iptali talebiyle dava açıp, zayii nedeniyle verilen iptal kararını ortadan kaldırmadıkça bu senede dayanarak talepte bulunması mümkün değildir. Ancak böyle bir durumda, dava ve usul ekonomisi bakımından senet zilyedine yani … bu davada davalıya iptal kararının iptali için dava açması yönünden önel verilerek açılacak o davanın sonucu beklenmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen ilkeler çerçevesinde uyuşmazlığın çözümü gerekirken, bu yönler gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24…..2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.