Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/918 E. 2013/3196 K. 20.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/918
KARAR NO : 2013/3196
KARAR TARİHİ : 20.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili aleyhine çeklere dayalı olarak icra takibine giriştiğini, takibe girişilirken takip öncesi yapılan 10.000 TL’lik ödemenin nazara alındığını ancak yine takip öncesi yapılan 9.958,00 TL’lik ödeme dikkati alınmadan takibe girişildiğini, takipten sonra yapılan ödemelerden de 26.08.2009 tarihli 15.000 TL’lik ödemenin nazara alınmadığının reeskont avans faizi %27 olmasına rağmen %29 istenmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek icra dosyasına 11.01.2010 tarihinde yapılan 37.200 TL ödemenin mahsubundan sonra müvekkilinden istenen, 30.533,9 TL ‘sinin iptaline, yapılan ödemelerden sonra icra dosyasına borcun kalmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaya konu takipten önce yapılan 9.958,00 TL’lik ve takipten sonra yapılan 15.000 TL’lik ödemeyi kabul ettiklerini bu davanın açılmasına bir neden bulunmadığını, icra dosyasında yalnızca faiz alacaklarının kaldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne davacı tarafça fazla ödemede bulunulan 25.732,82 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı alacaklının elinde 15.02.2005 ve 15.03.2009 keşide tarihli her biri 38.000 TL değerinde olan iki adet çek bulunmaktadır. Davalı 15.02.2009 keşide tarihli 38.000 TL bedelli çekten yapılan 10.000 TL ödemeyi mahsup ederek 28.000 TL talepte bulunmuştur.
Hükme esas alına raporda ise takipten önce yapılan ve davalı-alacaklı tarafından takibe girişilirken mahsup edilen 10.000 TL ikinci kez mahsup edilerek sonuca varılmıştır. Bu rapora davalı vekili 17.02.2012 tarihli dilekçesi ile itiraz etmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.