Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/9195 E. 2013/14075 K. 18.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9195
KARAR NO : 2013/14075
KARAR TARİHİ : 18.09.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince davalının müvekkili şirkete borçlu olduğunu, 13.10.2010 tarihli mutabakatnameden de anlaşılacağı üzere 95.590,40 TL asıl alacağın sabit bulunduğunu, girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 95.590,40 TL’lik borcunun ödemeler sonucu 40.000 TL’ye düştüğünü, hakkında birden fazla icra takibine girişildiğini belirterek davanın reddini istemiş, davalı vekili davaya konu takibin faturalara dayandırıldığını, böyle bir borcun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacının davalıdan 95.590,00TL’lik alacağının bulunduğu, bu alacağın 44.105,00 TL’lik kısmı için Antalya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/2168 sayılı dosyasında çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü takibe girişildiği, hal böyle olunca davacının davalıdan cari hesaba dayalı olarak 51.485,40 TL alacaklı olduğu, davalının Antalya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/2170 sayılı dosyasına yaptığı itirazın 44.105,00 TL’lik kısmında haklı olduğu, çek ödeme aracı olduğundan davacıya teslim edildikten sonra davacının hem çeke dayalı hem de cari hesaba dayalı olarak takip yapma hakkının bulunmadığı gerekçeleri ile davalının Antalya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/2170 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, 51.485,40 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve değişiklikleri (%16’yı geçmeyecek şekilde) ve icra takip giderleri ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %40’ına karşılık gelen 20.594,16 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen alacağın %40’ına karşılık gelen 17.642,00 TL haksız takip tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, tahsilde tekerrür olmayacak şekilde işlem yapılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava tarihi itibariyle somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı BK’nun 114. maddesi gereğince “Borcun tecdidi akitten vazıh surette anlaşılmak lazımdır. Hususiyle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi veya yeni bir kefaletname imza etmek, tecdidi tazammum etmez.” Somut olayda hükme esas alınan ve dava dışı kambiyo senetlerine mahsus yolla takibin dayanağı olan çeklerin borcun yenilenmesi amacıyla verildiğine dair bir sözleşme sunulamadığına göre ortada tecdidin (borcun yenilenmesinin) varlığından söz edilemez. Bunun sonucu olarak davacı tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile hem cari hesaba hem de kambiyo senedine dayanarak ayrı ayrı takip yapabilir. Taraflar arasındaki borç mutabakat belgesinden davalının dava konusu takipte talep edilen miktarda borçlu olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden dava dışı takibe konu edilen çeklerin bedelleri düşülmek suretiyle hüküm kurulması ve bunun sonucunda davacının reddedilen bölüm üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.