YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/967
KARAR NO : 2013/5388
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …., İnş. San. Ltd. Şti.’nden olan alacağına karşılık 06.11.2006 keşide tarihli 35.000 TL bedelli çekin davalı şirket tarafından müvekkiline verildiğini, davalı şirketin muhasebecisi olan diğer davalı …’ ün müvekkilinin imzasını taklit ederek çekin bedelini bankadan aldığını, müvekkilinin çek bedelinin iadesi için yaptığı icra takibinin davalıların haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının lehtar olarak gözüktüğü davaya konu çeki kendisinin ciro edip müvekkillerinden …’e teslim ettiğini, müvekkili Mesut’un da çekin bedelini bankadan tahsil ettiğini, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu çekin arka yüzündeki ciro imzasının davacı lehtarın eli ürünü olmadığının belirlendiği, çekin usulsüz ciro nedeniyle kambiyo vasfını yitirdiği, zaman aşımına uğramış çekin yazılı delil başlangıcı niteliği taşıdığı, davacının alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiği, davalı keşideci şirketin davacıya çeki teslim etmesine göre davacının davalı şirketten alacağı olan çek bedeli kadar paranın davacıya ödendiğinin kabulünün gerektiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı …, davalı … İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.’ nden 35.000 TL alacaklı olduğunu, kendisine ödeme yapılmadığını, çekin düzenlenerek arkasında kendi imzasının taklit edilip ciro işlemi yapıldığını, çekin bedelinin davalı keşideci şirketin muhasebecisi diğer davalı … tarafından bankadan tahsil edildiğini ileri sürerek alacağın tahsili için yaptığı icra takibine itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar, 27.06.2011 tarihli cevap dilekçelerinde davalı şirket tarafından davacıya 35.000 TL bedelli çek düzenlenip verildiğini, davacının bu çeki diğer davalı …’e ciro ettiğini, 06.11.2006 tarihinde …., Akbank şubesi tarafından davalı …’e ödeme yapıldığını, davacıya borçlu olmadıklarını savunmuşlar, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu 06.11.2006 keşide tarihli 35.000 TL bedelli çek arkasındaki ilk sırada yer alan ciro imzasının davacı lehtar …’ya ait olmadığı, bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşılmıştır. Alacağın varlığı davalı şirketin kabulündedir. Ciro imzasının taklit edilerek davacı alacağının davalı keşideci şirketin yetkilisi olduğu anlaşılan diğer davalı … tarafından bankadan tahsili işlemi, davalı … yetkili hamil olmadığından geçerli olarak kabul edilemez. MK’nun 2. ci maddesi uyarınca bankadan tahsilat yapan davalı … ‘ün diğer davalı keşideci şirketin yetkilisi olmasına göre bu iki davalı arasında el ve işbirliği bulunduğundan davalılar iyi niyet iddiasında bulunamazlar. Davacının davasının her iki davalı yönünden kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 27.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.